Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/14474 E. 2017/16797 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14474
KARAR NO : 2017/16797
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkilinin 10.02.2002 tarihinden 7.7.2008 tarihine kadar vize sorumlusu olarak çalıştığını, 7.7.2008 tarihinde hizmet akdi işveren şirket tarafından tek taraflı olarak haksız fesih edildiğini, 21 günlük izin alacağının da bulunduğunu, ayrıca müşterilerden gelen masraf avanslarının da müvekkiline ödenmediğini, bununla ilgili talep haklarını da saklı tuttuklarını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla … ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davacının, eşi aracılığıyla müvekkili şirketin ticari sırlarını rakip firmalara vermek, vize talebinde bulunan müşterilerin listesini müvekkili şirkete eksik bildirmek ve bu durumun süreklilik arz etmesi üzerine davacının iş akdinin müvekkil şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının kullanmadığı yıllık izni bulunmadığını fazla … da yapmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Davacının, hizmet nedeniyle güvrni kötüye kullanma suçundan yargılaması neticesinde … 22.Asliye Ceza Mahkemesi 16.07.2013 tarih ve 2009/977 E-2013/567 K sayılı ilamı ile müsnet suçu işledikleri subuta ermediğinden CMK 223/2-e maddeleri uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, dosyanın temyizi neticesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15-2013/351455 tebliğname numarası ile incelemede olduğu anlaşılmıştır.
Davacının, … olgusu sabit olduğundan feshin haklı nedene dayandığının ispat külfeti davalı İşverenliktedir. Davacının, yargılamasının yapıldığı Ceza Mahkemesinin gerekçesinde de subut bulduğu üzere davacının eylemi gerçekleştirdiğinin subuta ermediği, feshin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmakla, denetime uygun Bilirkişi raporu hükme esas alınarak, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talepli davanın kabulüne karar verilmiştir. Diğer talepler bakımından da Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık konusu, işverence yapılan fesihin haklı olup olmadığıdır.
6098 sayılı TBK.’nun 396. Maddesi uyarınca “İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. ” Aynı Kanunun 400. maddesi uyarınca da ” İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur.”
Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK’nın 165/1. maddesi uyarınca “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir”.
Keza Ceza hukuku ve Medeni Hukuk arasındaki ilişkide Türk Borçlar Kanununun 74. maddesinin değerlendirilmesi gerekir(Eski Borçlar Kanunu Mad. 53) Maddeye göre “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz” şeklinde düzenlenmiş ve kural olarak bağımsızlık ilkesi benimsenmiştir”.
Düzenlemeye göre hukuk hakimi kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak; aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlıdır. Hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararındaki maddi olgularla bağlılığının ölçüsü; beraat kararında suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin kesin olarak delilleriyle tespit edilip edilmediği olmalıdır. Yasadaki açık düzenleme, yerleşen yargısal uygulama ve bilimsel görüşler karşısında; kusurun ve zarar miktarının takdiri hususundaki kararın, diğer söyleyişle fiilin işlendiği sabit olduğu halde kusurluluğa ya da kusursuzluğa ilişkin saptamanın tek başına Hukuk Hakimini bağlayacağını kabule olanak bulunmamaktadır.
Dosya içeriğine göre davacı hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dava açıldığı ve davanın … 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/977E-2013/567K sayılı dosyasında görüldüğü, temyiz aşamasında olduğu ve henüz kararın kesinleşmediği görülmektedir. Mahkemece bu dava dosyasının kesinleşmesinin beklenmediği anlaşılmaktadır.
Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre öncelikle ceza mahkemesinde maddi vakıa tespiti kesinleşmemiştir. Bu nedenle ceza davasının bekletici mesele yapılmaması usule aykırıdır.
Yapılacak iş; öncelikle ceza mahkemesi dosyası bekletici mesele yapılmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine ….10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.