YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4603
KARAR NO : 2017/7333
KARAR TARİHİ : 14.12.2017
MAHKEMESİ : … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : …VD
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, ALACAK
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu çekişme konusu 1735 parsel sayılı taşınmazın banka kredisi alınabilmesi için davalı … Madeni Yağlar Petrol Ürünleri San. ve Tic.Ltd Şti’ne devredildiğini, anılan muvazaalı işlem için davalı şirketin temsilcisi olan diğer davalı … ile 03/07/2007 tarihinde sözleşme imzalandığını, ancak devirden sonra kredi alınmadığı gibi taşınmazın da iade edilmediğini, taraflar arasındaki işlemin inançlı işlem olduğunu ileri sürerek davalı adına olan kaydın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalılar, dava konusu taşınmazın devrinin alınacak kredinin teminatı olarak değil davacının davalı şirkete olan borcu nedeniyle yapıldığını belirterek asıl davanın reddini savunmuşlar; Karşı davada ise, dava konusu parsel üzerindeki otelin yakıt ve nakit ihtiyaçlarını davalı şirketin karşıladığını, davacının toplam borcunun 150.000 TL olduğunu ileri sürerek şimdilik 15.000 TL’nin 06.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsilini istemişler, aşamada taleplerini 150.000 TL olarak ıslah etmişlerdir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalı şirkete inançlı işlem kapsamında devredildiğinin yazılı delille kanıtlandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davacı – (karşı davanın davalısı) …’in davalı- karşı davanın davacısı şirketten borç aldığı iddiasının da ispatlandığı gerekçesiyle karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı-karşı davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, asıl davada temlikin inançlı işleme dayalı olarak yapıldığının 5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge ile kanıtlandığı gözetilerek asıl davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gibi karşı dava bakımından da her ne kadar davacı-karşı davanın davalısı vekili tarafından 02.03.2015 tarihli dilekçe ile karşı dava bakımından bozma talep edilmiş ise de anılan dilekçe süresinde verilmediğinden ve gerekli temyiz harçları da yatırılmadığından değerlendirilmemiş olup asıl davanın davalısının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 17.004.38.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 14.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.