Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2017/1837 E. 2017/7462 K. 19.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1837
KARAR NO : 2017/7462
KARAR TARİHİ : 19.12.2017

MAHKEMESİ : … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : … V.D.
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL, MENFİ TESPİT, TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan … … adına kayıtlı 244 parsel sayılı taşınmazın tamamının davalıların tasarrufunda bulunduğunu, taşınmazı kullanmasına izin verilmediği gibi gönderilen ihtarlara rağmen payına karşılık herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 15.10.2005-15.10.2010 tarihleri arasındaki dönem için 8.000-TL ecrimisilin kademeli yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazdaki davacı payını haricen satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlar; birleştirilen davada, harici satış nedeniyle davacıya 5.000-TL nakit ve 7.000 Dolarlık vade tarihsiz bono verdiklerini ancak davacının tapuda devri gerçekleştirmediği gibi bonoyu icra takibine koyduğunu belirtip, … İcra Müdürlüğünün 2010/4400 Esas sayılı dosyasında 5.500-Dolarlık miktar bakımından borçlu olunmadığının tespiti ile icra inkar tazminatına karar verilmesini, ayrıca davacının taşınmazdaki payının iptali ile adlarına tescilini, olmazsa rayiç bedelin tahsilini, bu da mümkün olmazsa satış bedeli olarak ödenen miktarın 30.02.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, asıl dava bakımından iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, birleştirilen dava bakımından ise harici satış iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davalılar (birleştirilen dava davacılar) vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi …’nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, tarafların mirasbırakanı adına kayıtlı taşınmazın tamamının davalılar tarafından kullanıldığı, her ne kadar davalılar birleştirilen davalarında tapu iptali ve tescil ile borçlu olmadıklarının tespitini istemiş iseler de bu iddialarını kanıtlayamadıkları saptanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Asıl davada davalıları (birleştirilen dava davacılarının) temyiz itirazlarının reddine.
Ancak, hüküm fıkrasında belirtilen alınması gereken harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesi doğru değil ise de anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 1/A-b ile 1/B-b bendindeki “davacı …’e verilmesine” ibarelerinin hüküm metninden çıkarılarak yerine “Hazineye irat kaydına” ibarelerinin yazılmasına, asıl davada davalıların (birleşterilen dava davacılarının) temyizi üzerine resen yapılan inceleme sonucu (6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.