Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8883 E. 2017/23615 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8883
KARAR NO : 2017/23615
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, sırasıyla davalılarca işletilen ve özel okul olarak faaliyet gösteren işyerinde 07.09.2007- 05.07.2011 tarihleri arasında kesintisiz şekilde gece bekçisi olarak çalıştığını, iş akdinin haksız şekilde feshedildiğini beyanla, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının taleplerinin haksız olduğunu ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı … … … Ltd. Şti. için davanın husumetten reddine, diğer davalılar için ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının işçilik alacaklarından sorumluluk hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Somut olayda; davacı ilk çalışmaya başladığında özel okul olan işyerinin davalı … Eğitim Ltd. Şti. tarafından işletildiğini, daha sonra hisse devirleriyle davalı … … … Eğitim Ltd. Şti’ne geçtiğini, daha sonra ise ilçedeki başka bir özel okul ile birleşip yeni kurulan davalı … … … Eğitim Kurumları Ltd. Şti.’nin tüzel kişilik çatısı altında birleştiklerini, ileri sürmüştür. Nitekim, dosya içinde bulunan 20.10.2011 tarihli yazı içeriğinde de, … … İlköğretim Okulu Müdürlüğü tarafından davacının 05.07.2011 tarihinde görevinden ayrıldığının … İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirilmiş olduğu görülmektedir. Emsal nitelikteki Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 20.11.2013 tarih ve 2013/13541 esas 2013/19741 karar nolu ilamında ”davalılar arasında organik bağ ve işyeri devri mevcut olup birbirinin devamı şirketler olduğu, şirket yönetici ve bir kısım hissedarlarının…, vb. gibi aynı olduğu, şirketlerin aynı işyeri adresinde ve aynı konuda faaliyet gösterdikleri, davalılar arasında işyeri devri olup son işverenin … … … Eğitim Öğr. Sağl. Tur. Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, her ne kadar mahkemece davacının bu şirkette çalışması mevcut olmadığından davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de, … Ticaret Sicil Memurluğunun 01.12.2011 tarih ve 2011/1159 sayılı yazısında davalı şirketlerden … Eğitim AŞ.’nin tasfiye sürecine girdiği, … … … Eğitim Kurumları Ltd. Şti.ile … … … Eğitim Ltd. Şti. faaliyet adreslerinin ‘… Mah. 1059. sok. No.4/A ve 4/B …’ olan okul işyeri olduğu ve iş akdi fesih tarihinden önce 15.03.2011 tarihinde tescil olunarak faaliyet gösterdiği, …..4857 sayılı İş Kanunu 6. maddesi uyarınca işyeri devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralan şirkete geçeceği ve devir olgusunun fesih niteliğinde olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, devralan şirketin, devreden şirketin borçlarından müteselsilen sorumlu olacağı düşünülmeden bu şirket hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş olduğu anlaşılmış olup, davalılar arasında işyeri devri bulunduğu ve davacının son olarak … … … Eğitim Kurumları Ltd. Şti.ile … … … Eğitim Ltd. Şti. tarafından aynı işyerinde birlikte istihdam edildiğinin dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken,davalı … … … Eğitim Ltd. Şti hakkında husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Taraflar arasında, ıslaha karşı zamanaşımı def’i sonrasında işçilik alacaklarının hatalı hesaplandığı yönünde anlaşmazlık mevcuttur.
Somut olayda; davacı bilirkişi hesaplama raporu doğrultusunda 04.03.2013 tarihinde davasını ıslah etmiştir. Davalı tarafça ıslaha karşı süresinde zamanaşımı def’inde bulunulmuş olmakla, dosya yeniden hesaplama yapılması için ek rapora gönderilmiştir. Karara dayanak alınan bilirkişi ek raporunda, ıslaha yönelik zamanaşımı def’i dikkate alınarak, 04.03.2008 tarihinden önceki döneme ilişkin alacakların zamanaşımına uğradığını belirtilmiş, ancak davacının 26/07/2011 tarihli ilk dava dilekçesiyle talep ettiği tutarları dikkate alınmaksızın hatalı şekilde hesaplama yapılmıştır.
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, bu ücretin kabul veya reddedilen kısmı geçemeyeceği düzenlenmiştir. Ancak hakkaniyet indirimi sebebi ile reddedilen miktar dışında, reddedilen alacak miktarı üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti taktir edilmelidir.
Somut olayda; fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarında Mahkemece takdir edilen hakkaniyet indiriminden kaynaklı olarak davalı lehine vekalet ücreti takdiri hatalı bulunmaktadır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.