YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29811
KARAR NO : 2017/22331
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/11/2016 tarihli ve 2016/45509 soruşturma, 2016/46151 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/01/2017 tarihli ve 2017/19 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/06/2017 gün ve 94660652-105-16-4073-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/06/2017 gün ve 2017/39571 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,
Somut dosya kapsamına göre, müşteki tarafın iddiaları kapsamında şirket ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, tanık ifadeleri alınmadan, ihbara matuf olduğu iddia edilen e-mail yazışmaları değerlendirilmeden, görevi ve konumu ile açıkça menfaat çelişkisi oluşturacak surette kardeşi adına Tekel bayii açtığına ve gizli ortak olmak suretiyle borçlarını ödeyerek mal aktarımları yaptığına yönelik iddialar kapsamında herhangi bir araştırma yapılmadan, şüphelinin ifadesinin alınması haricinde hiç bir soruşturma işlemi yapılmaksızın eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla merciince itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.01.2017 tarih ve 2017/19 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.