Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/29810 E. 2017/22332 K. 06.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29810
KARAR NO : 2017/22332
KARAR TARİHİ : 06.11.2017

Dolandırıcılık suçundan faili meçhul şüpheli/şüpheliler hakkında/haklarında yapılan soruşturma sırasında, suç yeri itibarıyla evrakın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığının 09/04/2015 tarihli ve 2015/794 soruşturma, 2015/56 sayılı yetkisizlik kararını müteakip, bu kez suç yeri bakımından dosyanın Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/04/2016 tarihli ve 2015/57749 soruşturma, 2016/4459 sayılı yetkisizlik kararı üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161/7. maddesi uyarınca yetkili yerin belirlenebilmesi için dosyanın gönderildiği merciince Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararının kaldırılmasına dair İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/05/2016 tarihli ve 2016/360 değişik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/06/2017 gün ve 94660652-105-69-4083-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 gün ve 2017/39599 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 12/10/2015 tarihli ve 2015/14021 esas, 2015/29798 karar sayılı ilamında ” …. Dairemizin 06.04.2015 tarih ve 2015/4473-23011 sayılı ilâmı ve daha birçok kararında da belirtildiği üzere, dolandırıcılık suçunun, iradesi fesada uğratılan kişinin yatırmış olduğu paranın fail tarafından çekildiği anda tamamlanacak olması nedeniyle suç yerinin de menfaatin temin edileceği yer olacağından hareketle….” şeklinde belirtildiği üzere, somut soruşturma dosyasına konu olayda müştekiyi arayan şüphelinin/şüphelilerin kendisini komiser olarak tanıtarak para göndermesini istemesi üzerine 14 kez toplamda 4.200,00 Türk lirasını şüphelinin/şüphelilerin söylemiş olduğu hesaplara göndererek söz konusu paraların şüpheli/şüphelilerce İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan ATM’lerden çekilmesi şeklinde gelişen olayda, gönderilen paraların İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan ATM’lerden çekildiğinin anlaşılması karşısında, suç yerinin menfaatin temin edildiği yer olarak kabul edilmesi gerektiğinden, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dairemizin yerleşik uygulamaları gereğince, mağdur tarafından yatırılan paranın fail ya da failler tarafından çekildiği yer savcılığı olan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili olması nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2016 tarih ve 2016/360 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.