YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10401
KARAR NO : 2014/17722
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2014 tarih ve 2008/227-2014/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşmaya göre … Oteli’nin hisse dağılımı %38,333 …’ya ve %61,667 …’a ait olduğunu, müvekkili olan davacı ile davalı arasında yapılan 02.02.2006 tarihli anlaşma gereğince müvekkilinin hisselerini davalıya 734.320,00 TL karşılığı sattığını, anlaşma gereği daha önce alınmış kredinin ve ipoteğinin kaldırılması karşılığında 234.320,00 TL’nin emaneten tutulması gerekirken davalının sözleşmede bunu borç olarak gösterip bakiye 500.000,00 TL’yi ödediğini, borç olarak gösterilen 234.320,00 TL’den kredi tutarı 100.000,00 TL’nin düşüldükten sonra 134.320,00 TL’nin tarafına ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 25.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 02.02.2006 tarihli protokolün 2, 3 ve 4. maddeleri gereği tarafların birbirlerinden hak ve alacaklarının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının oteldeki hissesini davalıya 734.320,00 TL’ye sattığı, bu bedelden davalının davacıdan olan 234.320,00 TL alacağının mahsubundan sonra geriye kalan 500.000,00 TL’nin 10 ayda eşit taksitle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu hususun tarafların imzası ile onaylandığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.