Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/4547 E. 2017/7378 K. 27.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4547
KARAR NO : 2017/7378
KARAR TARİHİ : 27.04.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı ile davalı … Meşrubat Ve Gıda Pazarlama Dağıtım Ticaret Ltd. Şti. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirketlerde 23.06.2006 tarihinden 12.11.2010 tarihine kadar çalıştığını, bu çalışmalarında her ne kadar müvekkilinin iki ayrı şirkette çalışıyor gözükse de müvekkilinin fiili olarak … Meşrubat adlı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını, davalı … Meşrubat Ltd. şirketin adını dava açacağı zaman prim ödemelerine ilişkin belgeleri alınca öğrendiğini, her iki şirketin ortaklarının benzer olup çalışanlarının tazminatlarını ödemekten kaçınmak için muvazaalı olarak kayıtların değiştirildiğini ve çalışanlar olarak her iki şirkete de kayıtların gösterildiğini, ancak davacının fiili çalışma yerinin hiç değişmediğini, davacının davalı işyerinde depoda yapılan sayım sonucu açık çıkması nedeni ile davalılarca sorumlu tutularak kendisine önceden bildirilmeden ve savunması dahi alınmadan 12.11.2010 tarihinde iş akdinin tamamen haksız ve nedensiz olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Meşrubat Ürünleri ve Gıda Paz.Nak.Taah.Ltd.Şirketi vekili, davacının davalı şirkette 16.03.2008-10.11.2010 tarihleri arasında çalıştığını, davacının çalıştığı müddetçe asgari ücret aldığını, davacının öncelikle davalı şirket ile irtibatı bulunan davalı … Meşrubat ve Gıda Paz.Dağ.Tic.Ltd.şirketi tarafından işe alındığını ve daha sonra da müvekkili bulunduğu şirketteki işçi ihtiyacı nedeni ile müvekkili bulunduğu şirkette çalışmaya başladığını, bu durumun davacının onayı ile olduğunu, davacının kötü niyetinin amacının müvekkili bulunduğu şirketten para koparmak olduğunu, davacının 20.03.2008 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve iş kazası sonucu davacıyı ağır olmayan depocu olarak görevlendirdiklerini, depoda yapılan sayım sonucu 5.697,10 TL’lik kısmının eksik olduğunun tespit edildiğini, davacıdan tespit edilen eksik kısım ve mevcut iddialara ilişkin savunmasını vermesinin istendiğini, davacının savunma talebine ilişkin tebligatı almaktan imtina ettiğini ve 10.11.2010 tarihinde davacının iş akdinin müvekkil şirket tarafından ihbarsız ve tazminatsız olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili ile davalı …. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davada birden çok davalı bulunmasına karşın, davalılar arasındaki hukuki ilişki tespit edilmeksizin ve sorumlulukları açıklanmaksızın sadece “davalıdan tahsiline” denilmek sureti ile infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı iş akdinin depoda yapılan sayımda açık çıkması gerekçe gösterilerek savunması alınmadan 12.11.2010 tarihinde feshedildiğini iddia etmiş, davalı ise davacının işverenden habersiz son kullanım tarihleri yakın olan süt ürünlerini düşük fiyattan satış elemanlarına sattırdığı ve satış bedellerini şirket muhasebesine aktarmayarak haksız kazanç elde ettiği gerekçesiyle 10.11.2010 tarihinde feshedildiğini savunmuştur.
Davalı işveren tarafından feshe dayanak gösterilen 05.11.2010, 06.11.2010 ve 08.11.2010 tarihli tutanakların dosyaya sunulduğu ve tutanak tanıklarının dinletildiği görülmüş ise de, tanıkların bir kısmının tutanakları açık ve somut şekilde doğrulamadığı, bir kısım tanık beyanları arasında da çelişkiler bulunduğu, sadece davacının amiri konumundaki tanık … ile diğer çalışan …’ın tutanakları kısmen doğruladıkları anlaşılmaktadır. Salt işyerinde çalışan bu tanıkların soyut beyanlarıyla fesih konusunda sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, tutanak tarihlerinde davalı işyerinde tüketim tarihi yaklaşmış ne kadar ürün olduğu, bu ürünlerin ne kadarının satıldığı ve satışlar karşılığı elde edilen tutardan davacının zimmetine para geçirip geçirmediği somut olarak tespit edilmeden eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 27.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.