YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2623
KARAR NO : 2020/3216
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı kooperatif vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, taraflar arasında davalı kooperatifin, 40.000,00 TL karşılığında müvekkillerine daire teslim edeceği hususunda anlaşma yapıldığını, teminat olarak müvekkili …’den 20.000,00 TL bedelli senet alındığını, müvekkillerinin toplam 57.982,00 TL ödeme yapmalarına rağmen teminat senedi olarak verilen bononun üçüncü kişiye ciro edildiğini ileri sürerek, müvekkillerinin davalı … Profil Tic ve San. Ltd. Şti’ne borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacıların, müvekkil kooperatife üye kayıtlarının yapıldığını ve kooperatife borçlarının bulunduğunu, verilen senedin teminat senedi olmadığını ve ticari olarak kullanılmasında bir sakınca bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu senedin, kooperatifin müvekkiline olan borcuna karşılık verildiğini, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.01.2014 tarihli 2013/7627 E. 2014/550 K. sayılı ilamıyla özetle sair temyiz itirazlarının reddi ile davacı …’ün, 19.10.2010 tarihli genel kurul kararına dayalı olarak 60.000,00 TL peşin ve sabit bedel ile ortak olduğunun kabulü gerektiği, davacı …’ün ödemelerinin, inşaat finansmanı ya da genel gider kalemlerinden hangisine ilişkin olduğu, 19.10.2010 tarihli genel kurul kararında sorumlu olduğu belirtilen borç kalemleri ve anılan ilkeler uyarınca sorumlu tutulması gereken genel giderler borcu ve bunların faizleri ile ilgili denetime elverişli bir rapor alındıktan sonra davacı …’ün davalı kooperatife borcu olup olmadığı değerlendirilerek, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının peşin ödemeli ortak olarak ödemesi gereken toplam aidat miktarının (60.000,00 TL peşin ödeme bedeli+14.659,54 TL genel gider ve alt yapı gider payı olmak üzere) 74.659,54 TL olduğu, davacının davalı kooperatife ödediği aidat miktarı toplamının 57.982,00 TL olduğu, peşin bedelli ortaklık sebebiyle kat farkı alacağının olmayacağı, davacı tarafça yapılan aidat ödeme miktarına göre davalının davacı kooperatife 16.677,54 TL borçlu olduğu gerekçeiyle davacı …’ün davasının kısmen kabulü ile davacının davalı kooperatife 16.677,54 TL borçlu olduğunun tespiti ile davacının davalı kooperatife 3.322,46 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/470 Esas 2013/148 Karar 05/06/2013 tarihli ilamı hakkında Yargıtay 23.Hukuk Daresi 30/01/2014 tarihli 2013/7627 Esas 2014/550 karar sayılı bozma ilamı kapsamı dışında kalan davacı …’ün davasının reddine ilişkin hüküm usulen kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı … vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.