Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/2563 E. 2020/10703 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2563
KARAR NO : 2020/10703
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : …1. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılardan … Partisi Genel Başkanlığı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06/10/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı … Partisi Genel Başkanlığı adına vekili Avukat … ile davacı adına vekili Avukat … geldiler. Davalı … adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 20/03/1994-22/08/2014 tarihleri arasında davalı siyasi partinin Şanlıurfa İl Başkanlığı’nda, temizlik, çay kahve ve evrak getir götür işlerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle davacı işçi tarafından feshedildiğini, çalışma saatlerinin haftanın 6 günü, 07.00-20.00 saatleri arasında olduğunu, hafta tatillerinde, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını, bu çalışmalarına karşılık ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiş, kıdem tazminatı, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, fazla çalışma ve yemek ve yol ücretinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı… Genel Başkanlığı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 71. maddesi gereğince parti genel başkanlığının pasif taraf sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Parti İl Teşkilatı temsilcisi, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı… Genel Başkanlığı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının işyerindeki iş görme edimini, Parti İl Teşkilatı ile birlikte parti genel merkezine karşı yerine getirdiğini, tüzel kişi olan siyasi partilerin, faaliyetlerini merkez organları ile il ve ilçe teşkilatları aracılığı ile yerine getirdiğinden davalı parti genel başkanlığı vekilinin pasif taraf sıfatına ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı ancak tüzel kişiliği, dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmayan parti il başkanlığı aleyhine hüküm verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davalı… Genel Başkanlığı’nın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davalı … Partisi Genel Başkanlığı temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2- İş hukukunda çalışma olgusunu ve hizmet süresini ispat yükü, bunu iddia eden işçiye düşer. Çalışma olgusu her türlü delille kanıtlanabilir. Çalışmanın ispatı konusunda, Sosyal Güvenlik Kurumu ve işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Özellikle iddia edilen çalışma döneminde Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarındaki işverenlerin araştırılması ve kayden görünen işverenlerle işçi arasında iş görme ediminin yerine getirilip getirilmediği, kaydın ne şekilde oluştuğu araştırılmalıdır.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Somut olayda, davacı işçi, davalı siyasi partinin il başkanlığı işyerinde 20/03/1994-22/08/2014 tarihleri arası çalıştığını ileri sürmüştür. Davalı siyasi parti genel başkanlığı ise davacı ile yapılan iş sözleşmesine dair parti genel başkanlığınca verilen onay ya da muvafakat olmadığını, bu nedenle 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 71. maddesi uyarınca dava konusu alacaklardan sorumlu olmadıklarını savunmuştur. Diğer davalı Şanlıurfa İl Başkanlığı ise davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından işçinin korunması ilkesi ve işçinin bu sorumluluk nedenlerini bilebilecek durumda olmadığı gerekçesi ile davacının 20/03/1994-22/08/2014 tarihleri arası çalışmasından davalıların birlikte sorumluluğuna hükmedilmiş, bu karar davalı siyasi parti genel başkanlığının istinaf itirazı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince incelenmiş ve eldeki uyuşmazlık tarihi itibari ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 71. maddesinin 2016 yılında yapılan değişiklikten önceki halinin yürülükte olduğu, 2016 yılında yapılan değişiklikle maddeye “hizmet sözleşmeleri de dahil” ibaresi eklenmiş olmasının uyuşmazlığın çözümünde farklı bir sonuç doğurmayacağı, davacının işyerindeki iş görme edimini, parti il teşkilatı ile birlikte parti genel merkezine karşı yerine getirdiği, bu nedenle davalı parti genel merkezinin dava konusu alacaklardan sorumlu olduğu ancak tüzel kişiliği, dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmayan diğer davalı parti il başkanlığı aleyhine hüküm verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.
Öncelikle Bölge Adliye Mahkemesince 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 71. maddesinde 2016 yılında yapılan değişlikle maddeye “hizmet sözleşmeleri de dahil” ibaresi eklenmiş olmasının uyuşmazlığın çözümünde farklı bir sonuç doğurmayacağı kabul edilmiş ise de anılan değişiklik ile iş sözleşmeleri bakımından da izin ve onay şartı kesin olarak öngörülmüştür. Bu durumda 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 71. maddesine göre siyasi parti il veya ilçe teşkilatları tarafından yapılan sözleşmeler, merkez karar ve yönetim kurulu tarafından izin veya onay verilmediği sürece siyasi parti tüzel kişiliğini bağlamaz. İl veya ilçe teşkilatlarında çalıştırılan işçiler bakımından sorumluluk, Kanun gereği sözleşmeyi yapan ve yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olmalıdır. Ancak somut uyuşmazlıkta davacının çalışmasının kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği 2016 yılından önceki döneme ilişkin olduğu ve davacının hizmet süresinin uzunluğu birlikte değerlendirildiğinde, davalı siyasi parti genel başkanlığının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmasa da davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen dışında kabul edilen çalışmasını ispat edemediği anlaşıldığından dava konusu alacaklar hakkında 01/08/2005-22/08/2014 tarihleri arası dönem yönünden yapılacak hesaplamaya göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Taraflardan birisinin ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaması halinde kamu düzenine aykırılık yok ise diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır.
Somut olayda İlk Derece Mahkemesince oluşturulan hükümde; davalı… Genel Başkanlığının 14.861,70 TL fazla mesai ile 528,50 TL ulusal bayram ve genel tatil alacağı yönünden sorumluluğuna karar verilmiş, bu hükme karşı sadece davalı… Genel Başkanlığı tarafından istinaf incelemesi talep edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; sadece davalı… Genel Başkanlığı tarafından istinaf incelemesinin talep edildiği göz ardı edilerek, anılan davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek, davalı… Genel Başkanlığı’nın 20.000,00 TL fazla mesai ile 771,10 TL ulusal bayram ve genel tatil alacağından sorumluluğuna hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalı … Partisi Genel Başkanlığı yararına takdir edilen 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.