YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6664
KARAR NO : 2013/7942
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 14.İcra Müdürlüğünün 2008/17392 sayılı takip dosyasından, 20.08.2008 tarihinde davacı şirketin finansal kiralama yolu ile kiraladığı malların haczedildiğini, borçlu ile bir ilgisinin olmadığını, belirterek İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, hacizli malların finansal kiralama şirketine ait olduğu iddiasının davacı 3.kişi tarafından ileri sürülemeyeceğini, alacaklı ve borçlu evli iken her ikisinin de davacı şirkette hissesi olduğunu, evlilikleri sırasında finansal kiralama sözleşmesinin yapıldığı, boşanma protokolü ile de sözleşmedeki borcun borçlu tarafından ödenmesi hükme bağlandığı halde ödenmediği takip konusu alacağın bundan kaynaklandığı, boşanma ile alacaklının hissesini borçluya devrettiği ve istihkak iddiasının kötü niyetli yapıldığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, ödeme emrinin haciz adresinde tebliğ edildiği, borçlunun davacı şirketin ortağı iken takipten sonra hissesini devrettiği, finansal kiralama şirketinden kiraladığı iddiası ile 3.kişinin dava açamayacağından bahisle
davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından esastan ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı 3.kişinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Takip hukukuna dayalı istihkak iddiları, mülkiyet veya sınırlı aynı haklara dayalı olarak ileri sürülebilir. Kişisel haklara dayalı olarak bu iddianin ileri sürülmesi mümkün değildir.
Somut olayda davacı 3.kişi, dava dilekçesinde haczli malları finansal kiralama yolu ile kiraladığını ileri sürürken yargılama sırasında mülkiyetin kendilerine geçtiğini belirtmiş ancak buna ilişkin belge sunmamıştır.
Davacı şirket finansal kiralmaya konu malların mülkiyetini kazanmamış ise davanın aktif husumet yokluğundan reddi ile vekalet ücretinin maktu olarak takdir edilmesi gerekeceğinden bu husususn açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Yapılacak iş, Finansal kiralama şirketinden finansal kiralamaya konu malların mülkiyetinin davacı şirkete geçip geçmediği sorularak, mülkiyetin geçtiği tesbit edilirse, yukarda belirtilen gerekçelerle davanın esastan reddi ile nisbi vekalet ücretine, geçmediğinin tesbiti halinde ise aktif husumet yokluğundan reddi ile davalı alacaklı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Mankemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul veyasaya aykırıdır.
3.Kabule göre ise, istihkak davaları Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.maddesi 4.fıkrası son cümlesi gereğince nisbi vekalet ücretine tabi davalardan olup takip konusu alacak miktarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi vekilet ücretine hükmedilir. Mahkemece, dava red edildiğinden davalı alacaklı yararına değeri daha düşük olan hacizli mal değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken alacak miktarı esas alınırak fazla vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 28.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.