Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/169 E. 2020/3852 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/169
KARAR NO : 2020/3852
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.06.2018 tarih ve 2017/478 E.- 2018/205 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.11.2019 tarih ve 2018/1622 E.- 2019/1106 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “PENACTİVE” ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Proctive” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’na başvuruda bulunduğunu, 2016/107992 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, markaların 05. müşterek sınıfta kullanılacağını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, markaların benzer olmadığını, yüksek dikkat seviyesindeki müşteriye hitap ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvurunun “Proctive” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 05. sınıftaki “Gastrointestinal sistem ilaçları” mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza dayanak markanın ise “PENACTİVE” ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 05. sınıftaki “Tıbbi ilaç” emtiasının yer aldığı, genel olan özel olanı da kapsayacağından markaların 05. sınıfın 01. alt sınıfındaki “ilaçlar” müşterek mallarında kullanılacağı, 05. sınıfın 01. alt sınıfı açısından markaların yüksek dikkat seviyesindeki müşteriye hitap ettiği, bütünsel olarak değerlendirildiğinde 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ve 8/4 maddelerinin şartlarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalının başvurunun konusu olan “Proctive” ibaresi ile davacının itirazına mesnet “PENACTİVE” ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesindeki şartların bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.