Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2019/5977 E. 2020/2736 K. 01.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5977
KARAR NO : 2020/2736
KARAR TARİHİ : 01.07.2020

Mahkeme: ŞANLIURFA 9. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Adli sicil kayıtları ve UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanık hakkında, bu suç tarihinden önce, aynı suçtan dolayı açılmış başka bir dava nedeniyle verilip kesinleşmiş ve suç tarihinde infaz edilmekte olan herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin bulunmadığı; keza tebliğnamede belirtilen sanığın 01/12/2011 tarihli aynı nitelikteki suçu yönünden yapılan UYAP araştırmasında da Şanlıurfa 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/340 esas, 2013/134 sayılı kararı ile 27/02/2013 tarihinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 12/03/2013 tarihinde kesinleştiği, ayrıca Dairemizin 27/06/2019 tarih ve 2018/1543 esas, 2019/4477 karar sayılı ilamı ile sanığın 01/12/2011 tarihli eyleminin suça konu uyuşturucu maddenin miktarı, cinsi, çeşitliliği ve ele geçiriliş şekline göre, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılıp belirlenmesi görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine değinilerek bozulduğu, bozma sonrası görevsizlik kararı ile kendisine intikal eden dosyayı inceleyen Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 07/02/2020 tarih ve 2019/340 esas, 2020/103 karar sayı ile “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan hüküm kurulduğu görülmekle, inceleme konusu bu dosyadaki suç tarihinin 08/12/2011 olması nedeniyle 12/03/2013 tarihinde kesinleşen 01/12/2011 tarihli suçun tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlenmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasının sanık lehine uygulanma şartlarının bulunmaması nedeniyle, bu suçtan dolayı ilk olarak doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan ve tedbirin infazı sırasında yükümlülüklerini ihlal eden sanık hakkında yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmuş olması, 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrasına uygun olduğundan, bu husus dikkate alınarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.