Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5330 E. 2020/4165 K. 15.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5330
KARAR NO : 2020/4165
KARAR TARİHİ : 15.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.03.2018 tarih ve 2016/144 E- 2018/115 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.10.2019 tarih ve 2018/758 E- 2019/1496 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 02.06.2015 tarihli nakliyat sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, sözleşme ile davacının sözleşme eklerinde bulunan çeki listesinde belirtilen malzemeleri Artvin Yusufeli baraj şantiye sahasından ve Soğanlık/Kartal sahasından teslim alarak Haydarpaşa Limanına ve oradan da Jeddah Sea Fort /S. Arabistan’a deniz yolu ile taşıdığını, davalı şirketin ise 259.500,00 USD navlun bedeli ve diğer masrafları ödemeyi üstlendiğini, navlun bedeline ilişkin fatura bedelleri ödenmişse de 34.620,00 USD bedelli masraf faturanın ödenmediğini, oysaki boşaltma yerinde yüke uygun araç temininde davalının geciktiğinden bekleme masrafları oluştuğunu, davalı talimatıyla saha değişikliği yapıldığını, masrafların davalıya bildirildiğini, davalının onayı alınarak işlemlere başlanıldığını, davalı sorumluluğunda olmasına rağmen gümrük işlemleri geciktiğinden bekleme masrafları oluştuğunu, … 18. Noterliğinin 27.01.2016 tarih 2661 yevmiye nolu ihtarname ile alacağının ödenmesi ihtar edilmişse de davalı şirketin cevabı ihtarnamesinde borcunun bulunmadığını beyan ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 34.620,00 USD alacağın temerrüd tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı şirkete 36.620,00 USD tutarında bir borcu olmadığını, navlun bedelinin ödendiğini ve sözleşme hükümleri uyarınca tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, gecikmenin davacı eylemleri nedeniyle meydana geldiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu faturanın davacı şirket defter kayıtlarında yer aldığı, davalı kayıtlarında ise bulunmadığı, davacı tarafından yapılan masrafların davalıya e-posta ile bildirildiği, e-posta içeriklerine göre davalının yapıldığı bildirilen masraflardan haberdar bulunduğu, davalı tarafından 268.831,67 USD ödeme yapıldığı, fazla ödenen 9.331,67 USD’nin davalı tarafından kabul görmeyen masraf bedellerine istinaden olması gerektiği, davaya konu faturadan dolayı davacı alacağının 25.288,33 USD olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.288,33 USD alacağın temerrüd tarihi olan 07.02.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereği işleyecek dolar faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri istinaf etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalının yapılan kısmi ödeme yönündeki itiraz beyanlarının değerlendirilmesi için yeni bilirkişi raporu alınması gerektiği, davaya konu fatura dayanağı olan 3. kişi tarafından davacı adına düzenlenmiş masraflara ilişkin fatura örneklerinin dosyaya sunmasının yargılamayı uzatma amacı taşımayan ve davacının delil olarak dayandığı fatura içeriğinin tespiti için gerekli olan belgeler olduğu, davalı tarafın davaya konu faturanın taraflarına tebliğ edilmediğini veya faturaya süresinde itiraz edildiğini iddia ve ispat etmediği, davalının fatura konusu beklemelerin davacının kusurundan ileri geldiğini savunmuşsa da bu konuda her hangi bir ispat vasıtası dosyaya sunulmadığı, ek taşıma işinin davalının bilgi ve onayı dahilinde yapıldığının dosya içeriği ile sabit olduğu, gecikme nedeniyle oluşan masrafların mail yoluyla davalı tarafa bildirildiği, istinaf aşamasında alınan bilirkişi raporuyla fazla ödenen 9.311,67 USD tutarın taraflar arasında daha önce gerçekleştirilen başka bir ticaret işlemi ile alakalı olduğunun anlaşıldığı, davacının davalıdan liman sahası bağlantılı ardiye masrafları, ek taşıma ile varış yeri beklemelerine ilişkin 34.620,00 USD tutarındaki masrafları talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulü ile 34.620,00 USD’nin 07.02.2016 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.106,39 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.