YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6536
KARAR NO : 2013/8068
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının sürücüsü olduğu araç ile müvekkili sigorta şirketine Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan aracın, 29.12.2007 tarihinde çarpışmaları sonucunda müvekkili sigorta şirketine sigortalı aracın hasara uğradığını, sigortalı araç malikine hasar bedeli olarak toplam 3.500,00 TL tazminat ödendiğini, olayın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğunu, hasar bedelini ödeyen müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olduğunu belirterek 3.500,00 TL tazminatın 04.02.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında davalı Durmuş Yücel’in vefat etmiş olması nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmiş ve taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam olunmuştur.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, ”… davanın kısmen kabulü ile 2.625,00 TL tazminatın dahili davalılardan ödeme tarihi olan 04.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine…” karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
TTK.’nun 1283. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecburdur. Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.3.3.1.1. maddesi hükmüne göre de, tazminatın belirlenmesinde sigorta konusu menfaatin rizikonun gerçekleşmesi anındaki gerçek tazmin değeri esas alınacaktır. Dava konusu aracın kasko sigorta bedeli 6.863,00 TL’dır.
Dosyada mevcut kasko ekspertiz raporunda; sigortalı aracın, ağır hasarlı olduğu, tamiri için gereken parça ve işçilik bedeli toplamının KDV dahil 3.540,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan ve makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, perte ayrılmasının gerekip gerekmediği değerlendirilmeden, ekspertiz raporunda belirtilen tamir masraflarına göre inceleme yapılarak hasar hesaplanmıştır. Alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, sigortalı aracın riziko tarihi itibariyle gerçek değeri tespit ettirilerek, tamirinin ekonomik olup olmadığı, hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediği, tamir ekonomik değilse, aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının belirlenmesi yönünden bilirkişiden ek rapor alınıp, kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.