YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5305
KARAR NO : 2020/3043
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/10/2019 tarih ve 2019/341-2019/396 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin “ŞAHİN” esas ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının “…” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere TPMK’na başvuruda bulunduğunu, 2015/81445 sayılı başvuruya davacı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvurunun davacı markaları ile benzer olduğunu ve iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, davacının seri markalarından birisi olarak algılanacağını, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2016-M-5786 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, başvuru ile davacının dayanak gösterdiği markalar arasında benzerlik ve iltibas bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru markasının “…” ibaresinden oluşan bir ad-soyad markası olduğu, başvuruya itiraz eden davacı şirketin itiraza dayanak markalarının da “ŞAHİN” kelimesinden oluştuğu, taraf markaları kapsamında ortak olarak bulunan “ŞAHİN” ibaresi ülkemizde yaygın kullanılan bir soyadı olduğu gibi, aynı zamanda bir hayvan ismi olarak da bilindiği, davalı şahsa ait başvuru markasının kişi ad ve soyadından oluşturulmuş bir marka olması sebebiyle davacının mesnet markalarından tamamen farklı algıya yol açan bir ad-soyad markası olduğu, bu nedenle taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.