Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4896 E. 2020/2759 K. 10.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4896
KARAR NO : 2020/2759
KARAR TARİHİ : 10.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/07/2019 tarih ve 2019/366-2019/656 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 20.07.2010 tarihli hizmet sözleşmesinde aylık 10.000,00 TL net ücret ile davalı şirket tarafından genel müdür olarak görevlendirildiğini, müvekkilinin ücretinin 2011 yılı Mart ayına kadar ödendiğini, ancak 07.09.2011 tarihli ihtarname ile müvekkilinin genel müdürlük görevine davalı tarafından son verildiğini ve Nisan ayından itibaren Ağustos ayına kadar toplam beş aylık ücretin ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4032 sayılı icra takip dosyasında başlattıkları takibe yapılan itirazının iptali ve davalı aleyhinde %20 oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aynı zamanda şirketin ortağı olduğunu, sözleşmenin sona erdiği 06.09.2011 tarihine kadar davacının en geniş yetkilerle donatılmış olduğunu ancak, davacının şirket ortağı olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve hakim ortağı olduğu Menpet A.Ş. lehine işlemler gerçekleştirerek müvekkili şirketi zarara soktuğunu, bu nedenle ibra edilmediğini, İş Kanunu kapsamında haklı fesih şartları oluştuğundan davacının istifasının kabulüne karar verildiğini, davacıya ihtar edilmesine rağmen 2010 ve 2011 yıllarına ait defter ve belgeleri teslim etmediğini, mevcut kayıtlarda davacının şirketten olan herhangi bir alacağının görünmediğini, genel müdür olarak ücret ödemelerinden sorumlu olan davacının ortağı olduğu müvekkil şirketten ayrıca ücret talebinde bulunmasının kötüniyetli olduğunu ve alacağa talep ettiği faizin de fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile; Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4032 E. sayılı dosyasında davalının asıl alacak olan 50.000,00 TL’sine ve işlemiş faizin 11.971,21 TL’sine olmak üzere toplam 61.971,21 TL’ye yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, kabul edilen miktarın % 20’si olan 12.394,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.174,94 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.