YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4400
KARAR NO : 2020/2593
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/03/2018 tarih ve 2016/177 E- 2018/60 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 30/05/2019 tarih ve 2018/1236 E- 2019/648 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2011/18419, 2011/18423, 2009/44488, 2012/61441, 2010/73492, 2011/100419 sayılı ve “capgetir”, “capgetir”, “capgetir şekil”, “capini ailesi polini lorini arini”, “icap capitol”, “captune eğlence gezegenimiz” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “KapGel+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2014/42390 sayılı başvuruya karşı yaptıkları itirazın,YİDK tarafından reddedildiğini, oysa Capitol AVM’nin 17 yıldır İstanbul’da faaliyet gösterdiğini, birçok ödüle sahip olduğunu, 2009 yılında “capgetir” projesinin yılın müşteri memnuniyet projesi seçildiğini, “capgetir” ibaresi ile “kapgel” ibaresinin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, markalar arasında sınıfsal benzerlik bulunduğunu, bu nedenle tüketici açısından iltibasa neden olacağını, her iki ibarede de şekil unsurunun benzerlik gösterdiğini, markalar arasında sessel, anlamsal ve görsel benzerlik bulunduğunu, markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın seri marka izlenimi yaratabileceğini, davalı marka sahibinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, TPMK YİDK’nun 10.02.2016 tarih ve 2015/M-12316 sayılı kararının iptali ile davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal benzerlik olmadığını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacının hizmetinin bir AVM kapsamıyla sınırlı olduğunu, ancak müvekkilinin akıllı telefon aplikasyonu ile müşterilerin talep ettiği hizmeti kuryeler aracılığıyla gerçekleştirme hizmeti verdiğini, markaların benzer olduğu ihtimali kabul edilse dahi redde mesnet markanın 42.sınıfta tescilli olmadığını, davacı markalarının tanınmış olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunmalar, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 2009/44488, 2012/61441, 2010/73492, 2011/100419 sayılı ve “capini ailesi polini lorini arini”, “icap capitol”, “captune eğlence gezegenimiz” ibareli markaları ile dava konusu 2014/42390 sayılı “KapGel” marka başvurusu arasında benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla 42. sınıf açısından MarKHK 8/1-b maddesinin şartlarının olmadığı, davacının 39. sınıfta tescilli 2011/18419, 2011/18423 ve 2009/44488 sayılı “capgetir”, “capgetir”, “capgetir+şekil” ibareli markaları ile dava konusu başvuru arasında benzerlik bulunduğu, davacı markalarının 556 sayılı KHK 8/4 maddesi anlamında tanınmış olduğunun veya dava konusu başvurunun kötüniyete dayandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile TPMK YİDK’nun 2015-M-12316 sayılı kararının, dava konusu 2014/42390 sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan 39. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline, 2014/42390 sayılı markanın 39. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının 39. ve 42.sınıflarda yapılan 2014/42390 sayılı marka başvurusunun, davacının 39.sınıfta aynı hizmetlerde tescilli bulunan 2011/18419, 2011/18423 ve 2009/44488 sayılı markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca benzerlik bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin olmadığından, davalı TPMK vekili ve davalı …. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 54,40 TL temyiz ilam harcı ile 267,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 03/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.