Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7476 E. 2020/8917 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7476
KARAR NO : 2020/8917
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan vekilinin 11.05.2016 tarihli temyiz dilekçesi ile Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ek kararını temyiz ettiği belirlenmekle, temyiz isteminin kabulüne ilişkin kararlar temyizi kabil kararlardan olmadıklarından, katılan vekilinin temyiz talebinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer sebeplerin reddine, ancak;
a)TCK’nin 195. maddesi gereği “Tebliğe rağmen yapılacak duruşmaya gelmemesi halinde yokluğunda karar verileceğine” ilişkin tebligat sanığa yapılamadığı halde, 18/12/2015 tarihli duruşmada tebligatın yapılamadığı da belirtilerek, yokluğunda hüküm verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanığın güncel sabıka kaydında yer alan Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2017 suç tarihli, 18.09.2018 tarihli 2017/708 Esas-2018/681 Karar sayılı ilamı ile “Akıl Hastalığı” nedeniyle güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, öncelikle sanığa 5271 sayılı CMK’nin 150/2. maddesi uyarınca müdafii atanıp, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 32/1-2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının tespiti için dava dosyası ile birlikte önceki tedavilerine ilişkin tüm belgeler ve raporları da eklenerek Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden veya Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sağlık kurulu raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
c)Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 223., 230. maddelerine aykırı davranılması,
ç)Sanığın, suç tarihinde 10 yaşında olup beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan katılan …’i kasten yaraladığı olayda; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-b maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
d) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında kurulan hükümde, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 07.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.