YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5355
KARAR NO : 2013/4188
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki taraflar vekilince istenmiş davalı … ve … vekilince duruşma talep edilmiş, davacılar ve davalılar … ve … tarafından gelen olmadı. Davalı … vekili Av. … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacı …’un yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı … için 200.000 TL manevi, 1.000 TL geçici iş göremezlik, 1.000 TL daimi iş göremezlik, 1.000 TL tedavi gideri, …,… için 30.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile daimi iş göremezlik zararı istemini 192.361 TL’ye, tedavi gideri istemini 2.250 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 192.361 TL daimi iş göremezlik ve 798 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere 193.159 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren
işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı … şirketi limit dahilinde ve ihbar tarihi olan 25.9.2007’den işleyecek yasal faizden sorumlu olarak) tahsiline, davacı … için 2.250 TL tedavi gideri 25.9.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta limit dahilinde), davacı … için 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … ve …’ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davacıların manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … şirketi vekilinin tüm, davacılar vekili ile davalı … ve … vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Sosyal Güvelik Kurumunun, … ile sürücü … aleyhine açtığı davada (Orhangazi İş Mahkemesinin 2009/538-2010/531 sayılı) tarafların %50’şer oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir. Mahkemece ise davalı sürücü %70 oranında kusurlu kabul edilerek karar verilmiştir. Aynı kazadan kaynaklanan ve farklı mahkemelerde görülen davalarda farklı kusur oranlarının ortaya çıkmasını önlemek ve mevcut çelişkiyi gidermek amacı ile Orhangazi İş Mahkemesinin 2009/538-2010/531 sayılı dava dosyası örneği de temin edildikten sonra kusur oranları konusunda adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden gerekçeli, ayrıntılı ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir.
3-Dairemizce de benimsenen H.G.K’nun E:2010/4-77 E,2010/82 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, BK 49. maddesinde “Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Maddede belirtilen kişilik haklarına, kişinin yaşamı, sağlığı, beden ve ruhsal bütünlüğü gibi varlıkların tümü girmektedir. Kişinin
duygu yaşantısı ve düşünce dünyası da kişisel varlıklar olup, yasa tarafından korunmuştur. Duygu yaşantısı da ruhsal uyum ve denge, ruhsal sükun, yakınlarla olan gönül bağlılığı, aile birliği kişisel varlıklardır. Manevi acılar verdirilmek yolu ile de ruhsal varlıklara saldırılmış olur. Kişisel değerlere saldırı yolu ile kişiye manevi acılar verdirmek kişinin ruhi varlığına ve sonuçta kişilik hakkına saldırıyı ortaya koyar. Bunun gibi, küçüğün kişilik hakları ihlal edildiği gibi suç niteliğindeki haksız eylemle çocuğunun ana babasının da kişilik hakları saldırıya uğramış olur. Çünkü bu eylem sonucu gerek küçüğün, gerekse ana babanın ruhsal dengeleri bozulacaktır.
Öte yandan BK 47.madde de düzenlenen “Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık tazminat verilmesine karar verebilir.” Hükmünden de anlaşılacağı üzere cismani zarara uğrayan kimseye manevi tazminat verilebilecektir. Doktrinde ve yerleşik içtihatlarda da belirtildiği gibi cismani zarar kavramına ruhi bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin de girdiği, bir kimsenin cismani zarara maruz kalması sonucunda onun ana babası gibi çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa bu durumda yansıma yolu ile değil doğrudan doğruya zarara maruz kalmasının söz konusu olduğu, çocuklarının yaralanması nedeniyle ana babanın manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir. Bu husus Hukuk Genel Kurulu’nun 26.4.1995 Tarih, 1995/11-122 esas, 430 Karar sayılı ilamında da belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı çocuk …, geçirdiği trafik kazası sonucu sağ bacağı diz altından kesilerek %42 oranında malul kalacak şekilde yaralanmıştır.Gerek BK 47.maddedeki cismani zarar kavramından, gerekse BK 49.maddedeki kişilik hakları kavramından yola çıkıldığında tüm bu olayların anne babada manevi zarar doğuracağı açık olduğundan davacı anne ve baba da bir miktar manevi tazminata hak kazanacaktır. Bu nedenle davacı anne ve babanın manevi tazminat isteminin reddi doğru olmamıştır.
4- Davacı vekili tarafından davacı … için 200.000 TL manevi tazminat talep edilmiş, mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak hükmedeceği manevi tazminatın adalete uygun olması, zenginleşme aracı olmaması, özendirici nitelikte bulunmaması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, davacının yaşı, ekonomik sosyal durumları, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacı … için hükmedilen manevi tazminat miktarı yüksek düzeyde olup, hükmedilen 50.000 TL manevi tazminattan bir miktar indirim yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin tüm, davacılar vekili ile davalı … ve … vekilinin sair, 2 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve … vekilinin, 3 numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’ye verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davacılar ve davalı … yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar …,… ile davalılar …,…’e geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına 26.3.2013 günü oybirliği ile karar verildi.