YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19064
KARAR NO : 2012/6387
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 71.226,03 TL borçlu olunmadığının tespiti ile 849,78 TL’nin istirdatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava; taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinde belirlenen faiz oranının kamu düzenine aykırı ve fahiş olduğu iddiasıyla, kiralayan tarafından, davacı kiracılara karşı başlatılan icra takiplerinde borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen paranın istirdatı amacıyla açılan menfi tespit ve istirdat talebidir.Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların davalıya ait taşınmazı sürücü kursu olarak kullanmak için kiraladığını, kiraları posta yolu ile gönderdiklerini, davalının kiraları almadığını, tevdi mahali taleplerinin reddedildiğini, davacıların taşınmazı 17/08/2007 tarihinde tahliye ettiklerini, davalının davacı aleyhine ödenmeyen kira alacağı için icra takipleri başlattığını, kira sözleşmesinin 3. maddesinde %12 oranında faiz ödeneceğinin yazılı olduğunu, davalının bu madde ile ilgili davacıları aydınlatmadığını, bu miktardaki faizin BK. 20. maddesi gereğince butlanla malul olduğunu belirterek; davacıların … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/3917 E. sayılı dosyası nedeni ile 43.890,03 TL borçlu bulunmadıklarının tespitine, davacıların İzmir 8. İcra Müdürlüğü’nün 2007/407 E. sayılı dosyası nedeni ile 27.336,00 TL faiz borçlarının bulunmadığının tespitine, … 8. İcra Müdürlüğünün 2007/1246 E. sayılı dosyasında davalıya ödenen paranın 849,78 TL faizinin istirdatına ve %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 24 ay kira ödemediğini, gönderilen kira bedellerinin alınmadığı yönündeki iddianın gerçek olmadığını, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini belirterek davanın reddini, davacı aleyhine %40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.Mahkemece, … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/3917 E. sayılı dosyası yönünden açılan menfi tespit davasının kesin hüküm nedeniyle reddine, … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2007/1246 E. sayılı dosyası yönünden açılan istirdat davasının hak düşürücü süre yönünden reddine, … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2007/407 E. sayılı dosyası yönünden açılan menfi tespit davasının kısmen kabulü cihetine gidilerek; 16/02/2007 takip tarihi itibari ile davacıların 1.718,08 TL işlemiş faiz borcunun bulunduğunun tespiti ile bakiye işlemiş faiz borcundan dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitine ve asıl alacağa icra takip tarihi olan 16/02/2007 tarihinden itibaren aylık %6 oranında işlemiş faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Kural olarak ekonomik bakımdan zayıf, güçsüz kişilerin karşı tarafça önceden hazırlanan genel işlem şartına katılma yolu ile girdikleri sözleşme ilişkilerinde edimler arasında dengesizlik bulunduğu taktirde; sözleşmenin aynen ifası borçlunun ekonomik varlığını önemli ölçüde etkilemekte ise hakim özel hukuk düzeninin çerçeve hükümleri yoluyla sözleşmeye müdahale edebilir.
Gecikme faizi yönünden BK.nun 161/son hükmü uyarınca bu imkan açıkca düzenlenmiş bulunmaktadır. Hakim takdir hakkına dayalı olarak karar verirken alacaklı ve borçlunun ekonomik durumlarını, alacaklının çıkarlarını, uğradığı zarar miktarını tespit eder. Hakim kararlaştıran miktarının makul olmayacak derecede yüksek tutulduğunu ve adalet ve hakkaniyet gerekleri ile açık bir çelişki içinde bulunduğunu görürse sözleşmeye müdahale edip miktarı indirir.Somut olayda davacıların tacir olması, mecurun ticari işletme işletmek amacıyla kiralanmış olması, davacıların davalı kiralayana hiç kira ödememesi, kiralayanın ekonomik durumu ve fahiş olduğu iddia edilen söz konusu faiz oranın davacıların ekonomik mahvına neden olacak oranda olmadığı gerçeği karşısında, mahkemece faiz oranının %12 den %6 ya indirilmesi, usul ve yasaya uygun görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.