Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5039 E. 2020/5513 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5039
KARAR NO : 2020/5513
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdur …’i kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın tekerrüre esas alınan Ortaca Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2008 tarih ve 2006/39 Esas- 2008/208 Karar sayılı uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu suçun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ek kararı ile uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, uzlaşmanın sağlanması nedeniyle bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın güncel adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm de bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının ve bu nedenle sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini ile TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
2) Sanık hakkında katılan …’i tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince mağdurun farklı olması durumunda uzlaşma yapılması gerektiği belirlendiğinden sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçunun mağdurunun farklı olması nedeniyle uzlaşmaya tabi olması karşısında, soruşturma ve kovuşturma aşamasında taraflara uzlaşmayı kabul edip etmediklerinin usulüne uygun sorulmadığı anlaşılmakla, taraflar arasında öncelikle 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma girişiminde bulunulması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine yargılamaya devam olunarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre,
b) Sanığın tekerrüre esas alınan Ortaca Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2008 tarih ve 2006/39 Esas- 2008/208 Karar sayılı uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu suçun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ek kararı ile uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, uzlaşmanın sağlanması nedeniyle bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın güncel adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm de bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının ve bu nedenle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.