Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/5507 E. 2013/14516 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5507
KARAR NO : 2013/14516
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kesilen maaşının yeniden bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, biriken aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının ölen babası nedeniyle aylık almaya hak kazandığının tespiti ile Kurum tarafından ayrıldığı eşle birlikte yaşama gerekçesi ile kesilen aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davalı Kurumun 28/06/2012 tarih ve 11707629 sayılı maaş kesme işleminin iptaline ve aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96’ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, 20/02/2008 kesinleşme tarihli ilam ile eski eşinden TMK.nun 166/3. fıkrası uyarınca anlaşmalı olarak boşandığı, yazılı ihbar üzerine yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 27/04/2012 tarihli kontrol memur tutanağının içeriğinden, davacı ve eski eşinin Kimlik Paylaşım Sisteminde kayıtlı yerleşim yerlerinin aynı olduğu tespit edilmiş, çevreden araştırıldığında, komşuları …, … ve …’ın alınan imzalı beyanları ile, davacı ve eski eşi Hikmet’in çocukları ile birlikte aynı yerleşim yerinde yaşadıkları anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında ise tanıklar, kontrol memuru huzurunda alınan imzalı beyanlarını değiştirerek, davacı ile eski
eşinin birlikte yaşayıp yaşamadığını bilmediklerini, düzenlenen tutanakları okumadan imzaladıklarını beyan etmişler; yine mahkemece yapılan araştırmalar neticesinde, İlçe Nüfus Müdürlüğü kayıtlarına göre davacı ve eski eşi … 16/02/2007 ile 26/04/2012 tarihleri arasında aynı yerleşim yerinde kayıtlı olup, kontrol memuru tarafından yapılan araştırmadan sonra, davacının yerleşim yerini başka bir adrese naklettiği; İlçe Seçim Kurulu kayıtlarına göre, davacı ve eski eşi Hikmet’in, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında yapılan seçim ve halk oylamalarında aynı yerleşim yerinde kayıtlı olup, aynı sandıkta oy kullandıkları tespit edilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda 01/03/2012 tarihinde yapılan denetim sırasında davacı ve eski eşi ile aralarında husumet olduğuna ilişkin iddia bulunmayan tarafsız tanıklar … , … ve …’ın davacı ve eski eşinin eylemli olarak birlikte yaşadıklarına dair beyanlarını, yargılama aşamasında makul ve kabul edilebilir bir nedene dayandırmaksızın değiştirmeleri nedeniyle, adı geçen tanıkların mahkeme huzurunda alınan beyanlarının karara esas alınamayacağı hususu ile İlçe Nüfus Müdürlüğü ve İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı kayıtları birlikte göz önüne alındığında; boşanma sonrasında da davacı ve eski eşinin aynı adreste birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.