YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/196
KARAR NO : 2012/6008
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair …. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 08.09.2011 gün ve 412/491 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde, 141 ada 1 ve 2 parsellerin öncesinde bir bütün halinde tarafların babası …’a ait olup, kadastro sırasında Hasan tarafından eşit şekilde davanın tarafı olan çocuklarına bağışlandığı halde, davalı adına tespit ve tescil edilen 141 ada 1 parselin yüzölçümü miktarının vekil edeni adına tespit ve tescil edilen aynı ada 2 parselden daha büyük olduğunu açıklayarak, her iki parselin tapu kaydının iptaline, eşit şekilde taraflar adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, 08.09.2011 tarihli dilekçesinde, dava konusu 141 ada 1 parselin tapu kaydının iptalini, bu parsel kapsamında kalan ve teknik bilirkişinin raporunda gösterilen 50,42m²’lik kısmın vekil edenine ait 141 ada 2 parsele eklenerek tescilini istemiş, dava dilekçesindeki talebi bu şekilde düzelttiğini açıklamıştır.
Davalı, duruşmada, kadastro tespitinin doğru olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu 141 ada 1 parsel, kadastro çalışmaları sırasında 324,01m² yüzölçümüyle senetsizden 18.09.2007 tarihinde davalı adına tespit edilmiş, tespitin itirazsız kesinleşmesi ile 18.01.2008 tarihinde davalı adına tapu kaydı oluşmuştur. 141 ada 2 parsel kadastro çalışmaları sırasında 324,01m² yüzölçümüyle senetsizden 18.09.2007 tarihinde davacı adına tespit edilmiş, tespitin itirazsız kesinleşmesi ile 18.01.2008 tarihinde taşınmaz davacı adına tapuya tescil edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; özellikle 01.06.2011 tarihli keşifte dinlenen tarafların babası …, davanın taraflarına bağışladığı her iki taşınmazın sınırlarını keşif heyetine göstermiş, teknik bilirkişi gösterilen bu sınırı 03.06.2011 tarihli krokili raporunda işaretlemiştir. Mahkemece taşınmazların önceki maliki ve tarafların babası olan tanığın beyanına ve buna uygun teknik bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar vermek gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.