YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3931
KARAR NO : 2021/3337
KARAR TARİHİ : 06.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.02.2019 tarih ve 2018/520- 2019/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, akdettikleri işyeri devri sözleşmesi gereğince davalı …’e sıralı senetler verdiğini, ödemesi yapılan senetlerin geri alındığını ancak dava konusu edilen 2 adet senedin ödemesi yapılmasına rağmen kaybolduğu gerekçesiyle geri verilmediğini, ancak diğer davalı banka tarafından bu senetlere dayalı olarak davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, senetlerin ödendiğine ilişkin davalı … ile aralarında tahsilat makbuzu düzenlendiğini, senetlerin bedelsiz olduğunu ileri sürerek, davacının takip konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekili, davacının bedelsizlik def’ini senedin yetkili ve iyi niyetli hamili olan davacıya karşı ileri süremeyeceğini, davacının dava konusu senetleri lehtarın kullandığı krediye karşılık ciro yoluyla aldığını belirterek, davanın reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, işletmeyi vekaleten damadı …’ün işlettiğini, iş yeri devir sözleşmesi ve tahsilat makbuzundaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının takibe konu bono bedellerini lehtar …’ün damadı ve aynı zamanda yetkili vekili olan …’e ödediğini beyan ederek buna ilişkin tahsilat makbuzunu dosyaya sunduğu, dosyada bulunan 18.08.2009 tarihli vekaletnamede …’ün …’e kambiyo senedi düzenleme de dahil olmak üzere her türlü ticari işleri yürütmeye dair yetki verdiği, bu yetkilendirmenin … adına senet bedellerini tahsil etmeyi de içerdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir 11. İcra Müdürlüğü’nün 2013/14927 Esas sayılı dosyasına konu 16.000.- TL’nin takip tarihi olan 20.12.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı …’den alınarak davacıya verilmesine, dava istirdat davasına dönüştüğünden davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı tarafından davaya konu icra takibinden dolayı herhangi bir ödeme yapılmadığından, mahkemece davalı … hakkında menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın istirdat davasına dönüştüğünden bahisle istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
2- Davalı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. hakkında davanın kesinleşmemiş olması nedeniyle HMK’nın 297. maddesi uyarınca bu davalı hakkında da yeniden hüküm kurulması gerekirken, bu davalı hakkında yeniden hüküm kurulmaması da yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı …’e iadesine, 06/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.