Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/9609 E. 2013/13314 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9609
KARAR NO : 2013/13314
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04.05.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, karşı davada ise elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 07.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı- davalı … vd. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayalı tapu iptali tescil, karşı dava ise elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı- davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince, bu kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.
Sulh hukuk mahkemelerinin görevi ise HMK’nın 4. maddesinde düzenlenmiş; HMK’nın 383. maddesinde de aynı kanunun 382. maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin de aksine bir düzenleme olmadığı takdirde sulh hukuk mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
HMK’nın zaman bakımından uygulanmasına ilişkin 448/1 maddesinde de bu kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanması öngörülmüş, Geçici 1/1 maddesine göre de yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinin kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış davalarda uygulanmayacağı ifade edilmiştir.
Somut olayda; dava ve karşı dava 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesinden önce açıldığından davada 1086 sayılı HUMK’nın 1. maddesi hükmünün uygulanması gerekir. Anılan madde hükmü uyarınca elatmanın önlenmesi ile birlikte kal de talep edildiğinde dava değeri taşkın kısımdaki zemin ve kal’i istenen yapı ve muhtesatın değerine göre belirlenir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre elatılan kısmın rayiç değerinin 4400,00 TL, kal’i istenen yapının değerinin ise 13179,00 TL olarak tespit edilmiştir. Dava tarihi itibarıyla dava değeri sulh hukuk mahkemesinin görev sınırı olan 7780,00 TL’nin üzerinde olduğundan görevsizlik kararı verilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken davanın esastan sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.