Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/14017 E. 2011/1267 K. 14.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14017
KARAR NO : 2011/1267
KARAR TARİHİ : 14.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … tarafından, davalı … aleyhine 04/03/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … ve davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, davacı … ile dava dışı … tarafından, dava dışı … hakkında açılan ve Samsun Asliye 1. Hukuk Hakimliği’nin 2008/122 Esas sayılı dosyasında görülen davalarda … tarafından tanık olarak gösterilen davalının, 23.12.2008 günü tanık olarak geldiği adliye binası içerisinde beklediği sırada davacı … tarafından tehdit edildiği gerekçesiyle tanıklık yapamadığını bildirerek davacı hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunduğu, davacı hakkında tehdit eylemi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı, Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen şikayet hakkını kullanan durumundadır. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için, şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek nitelikte yeterli kanıtların olması zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı belirti ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir.
Dava konusu olayda, tanık olarak kamusal bir görevi yerine getiren davalı, aynı olay ile ilgili idari soruşturma sırasında ve Samsun Asliye 1. Hukuk Hakimliği’nin 2008/122 Esas sayılı dosyasında bilgi ve görgüsünü anlatmış, karşılaştığı bir olayı şikayet konusu yapmıştır. Davaya konu olayın özellikleri ve gelişim biçimi göz önünde tutulduğunda, şikayet hakkını kullanması için yeterli belirtinin varlığı benimsenmelidir. Yukarıda belirtilen ilke ve saptanan olgular ışığında, davalı yönünden hukuka uygunluk nedeninin gerçekleştiği kabul edilmeli ve dava tümden reddedilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/02/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.