Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/1365 E. 2021/19516 K. 15.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1365
KARAR NO : 2021/19516
KARAR TARİHİ : 15.06.2021

K A R A R

Tehdit suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümle ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziantep 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/04/2013 tarihli ve 2012/380 esas, 2013/290 sayılı kararının 17/06/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 27/02/2017 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hakkındaki hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-2. cümle ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziantep 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2019 tarihli ve 2019/673 esas, 2019/984 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08/01/2021 gün ve 2020/113806 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 1. fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı Kanun’un 3. fıkrasında ise, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; anılan Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, 13/06/2012 günlü suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanığa, 5237 sayılı TCK’nın 106/1-2.c.,62/1 maddeleri uyarınca verilen 25 günlük hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesindeki amir hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1)Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan Gaziantep 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19/12/2019 tarihli ve 2019/673 esas, 2019/984 sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2)Yargılamanın tekrarlanması yasağı nazara alınarak ve aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrasına göre, sanık …’nın tehdit suçundan cezalandırılmasına ilişkin hüküm fıkralarının,
“TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca seçimlik cezalarda seçilen hapis cezasının para cezasına çevrilemeyeceği anlaşılmakla, ilgili madde hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına” ilişkin kısmın hükümden çıkarılarak yerine “TCK’nın 50/3 maddesi yollamasıyla aynı maddenin 1-a fıkrası uyarınca günlüğü 20.00 TL’den 500 TL adli para ceza ile cezalandırılmasına” ilişkin kısmın hükme eklenmek suretiyle DÜZELTİLMESİNE, infazın bu hüküm üzerinden yapılmasına, bozulan kararda yer alan diğer hususların sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım hariç olduğu gibi bırakılmasına, 15/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.