Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/1211 E. 2021/1933 K. 04.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1211
KARAR NO : 2021/1933
KARAR TARİHİ : 04.03.2021

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2018 tarihli ve 2014/604 Esas, 2018/610 Karar sayılı kararıyla, açılan davada her iki talebin kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi dosyası üzerinden verilen 07.09.2018 tarihli adli yardım talebinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin adli yardım talepli olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili müvekkili ile davalının … 1. Aile Mahkemesinde açılan 2011/467 Esas, 2012/1143 Karar sayılı boşanma davası neticesinde boşandıklarını ve boşanma kararının 30.10.2013 tarihinde kesinleştiğini, davalının boşanma kararının kesinleşmesine rağmen vekil edenine ait 18409 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki 6 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümü işgale devam ettiğini, davalıya haksız işgali nedeniyle … 2. Noterliğinden 05.09.2014 tarihli 14939 yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek anılan taşınmazın tahliyesi istendiği halde davalının haksız işgaline devam ettiğini açıklayarak davalının anılan mesken nitelikli taşınmaza vaki haksız elatmanın önlenmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere haksız işgal nedeniyle 1.000,00 TL ecrimisilin 31.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, daha sonra ecrimisil talep miktarını arttırarak 5.650,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı dava konusu taşınmaz hakkında boşanmadan sonra … 1. Aile Mahkemesinin 2012/871 Esas sayılı dosyasıyla mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı davası açtığını, anılan davanın sonuçlanmasından önce dava konusu taşınmazda aile konutu olarak 2 çocuğuyla birlikte oturmakta iken kendisinden evin tahliyesinin istenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamında toplanan delillerden, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarından davacı ile davalı arasında boşanma davasının … 1. Aile Mahkemesinin 2011/467 Esas, 2012/1143 Karar sayılı dosyasında görüldüğü, … 1. Aile Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda tarafların boşanmalarına karar verildiği ve boşanma kararının 30.10.2013 tarihinde kesinleştiği, dava konusu yerin davacı adına kayıtlı olduğu, davacının boşanmanın kesinleşme tarihi olan 30.10.2013 tarihinden itibaren dava açma hakkının bulunduğu, mahkemede görülen bu davanın 09.10.2014 tarihinde açıldığı, tarafların boşanmasının 30.10.2013 tarihinde kesinleşmesi nedeni ile dava konusu yerin aile konutu olamayacağı, dava konusu yerde davalının oturduğu, davalının dava konusu yerde haklı bir sebeple oturduğunu yani kira sözleşmesine dayanarak veya intifa hakkına dayanarak oturduğunu ispatlayamadığı, davacının davasının sübut bulduğu, davacının meni müdahale talebinin kabulüne, ecrimisil istemi yönünden ise, davacının boşanma kararının kesinleşmesi tarihinden dava tarihine kadar ecrimisil talep etme hakkının bulunduğu, ıslah dilekçesi nazara alınarak davacı vekilinin ecrimisil talebinin kabulüne karar vermek gerektiği şeklindeki gerekçelerle davanın kabulü ile davacının men’i müdahele talebinin kabulü ile davalının 18409 ada 6 parsel sayılı taşınmazda bulunan A Blok, 2. Kat, 6 nolu bağımsız bölüme yaptığı müdahalenin men’i ile boş olarak davacıya teslimine, davacının ecrimisil talebinin kabulü ile 5.650,00 TL ecrimisil bedelinin 1.000,00 TL’nin dava tarihinden, ıslah edilen kısım olan 4.650,00 TL’nin ise 12.03.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/604 Esas, 2018/610 Karar sayılı dosyası üzerinden verilen 07.09.2018 tarihli adli yardım talebinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına, … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2018 tarihli ve 2014/604 Esas, 2018/610 Karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine bu defa davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı adli yardım talepli olarak temyiz talebinde bulunulmuştur.
Dava, tapulu taşınmazda mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine dayanmaktadır.
Davalı vekilinin adli yardım talebi, açıkça dayanaktan yoksun olmaması sebebiyle usul ve yasaya uygun bulunmakla, talebin kabulüne karar verilerek temyiz incelemesine devam olundu.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davalı vekilinin elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin ecrimisil talebinin kabulüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda, Mahkemece, her ne kadar, boşanma kararının kesinleşme tarihi ile iş bu davanın dava tarihi arasındaki dönem için 5.650,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, eşler arasındaki boşanmanın kesinleşmesiyle davalı eski eş kendiliğinden ecrimisil ödemeye mahkum edilmez. Zira boşanma kararının kesinleşmesi başlıbaşına eski eşi taşınmazın işgali yönünden kötüniyetli hale getirmez. Hayatın olağan akışı gereği, davacı eşin müşterek çocukları ile birlikte davalı eski eşin dava konusu konutta kalmasına muvafakat ettiğinin kabulü gerekir. Davacı lehine ecrimisile hükmedilmesi için davacı eşin, davalı eski eşe verdiği kabul edilen muvafakatını ecrimisil dava tarihinden önce geri aldığını, konuttan çıkarma iradesini ilettiğini ispat etmesi gerekir (ihtarname, tanık, yemin vs. ile). Davacı, dava tarihinden önceki bir tarihte varlığı kabul edilen iznini geri aldığını davalı eski eşe ilettiğini ispatlayamazsa, eldeki davanın açıldığı tarihte bu iznini geri aldığı kabul edilir ve dava tarihinden önceki zaman dilimi için ecrimisil talebi reddedilir. Dosya kapsamına göre, davalı …’in, müşterek çocuklar ile birlikte dava konusu dairede oturduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hal böyleyken davalıya gönderilen … 2. Noterliğinin 05.09.2014 tarihli ve 14939 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihi olan 08.09.2014 tarihinden anılan ihtarname ile davalıya tahliye için verilen 15 günlük sürenin bitim tarihi olan 24.09.2014 tarihi ile dava tarihi olan 09.10.2014 tarihi arası süre için hesaplanan ecrimisilin kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere taraflar arasındaki boşanma davasının kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasındaki süre esas alınarak ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Davalı vekilinin yazılı temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle ecrimisil bakımından yerinde görüldüğünden kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle REDDİNE, HMK’nin 373/1. maddesi gereği kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.