YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15754
KARAR NO : 2021/18128
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Görevi yaptırmamak için direnme suçunda korunan hukuki yarar; kamu idaresi organlarının görevlerini düzenli bir şekilde ve herhangi bir engelle karşılaşmadan yerine getirmelerini sağlamak suretiyle, kamu idaresinde sürekliliği güvence altına almak ve kamu faaliyetine saygıyı temin etmektir.
TCK’nın 265/1. fıkrasında tanımlanan görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması için, kamu görevlisine karşı görevini gerçekleştirmeden veya görevini gerçekleştirdiği sırada cebir veya tehdit fiillerinin işlenmesi gerekir. Bu eylemlerin görevin yerine getirilmesini engellemeye veya güçleştirmeye elverişli olması gerekir.
Olay tutanağı, müştekiler ve tutanak tanıklarının beyanlarında sanığın, eşi hakkında alkollü araç kullanması nedeniyle işlem yapılmasının akabinde olay yerine çağrılan asayiş ekipleriyle aralarında çıkan tartışma sırasında tehditte bulunduğunun anlatılması karşısında; sanığın müştekilerin hangi görevinin yapılmasını engellemek için cebir veya tehdit kullandığı karar yerinde denetime imkân verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden ve eylemlerinin TCK’nın 106/1. maddesinde yer alan tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Kabule göre de;
a) TCK’nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, araç içerisinde bulunan sanığın eylemini ne şekilde aleni olarak gerçekleştirdiği açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle TCK’nın 125/4. maddesi uygulanarak cezada artırım yapılması,
b) Sanığın aşamalardaki, eşi hakkında alkollü araç kullanması nedeniyle işlem yapılmasının akabinde olay yerine çağrılan asayişte görevli polis memurlarınca araç içerisinde bulunduğu sırada kendisine rahatsız edici bakışların yanında kaba hitapta bulunulması üzerine müşteki ve katılan ile aralarında tartışma başladığına dair savunmasının, temyiz dışı sanık Burak Gök ve tanık … tarafından doğrulanması karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında hakaret suçu yönünden TCK’nın 129, görevi yaptırmamak için direnme suçundan anılan Yasa’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c)Temel ceza belirlenirken doğrudan TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince uygulama yapılması yerine, TCK’nın 125/1. maddesi uyarınca ceza belirlendikten sonra 125/3-a maddesinin uygulanması,
d) TCK’nın 61/8. maddesine göre adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması, sonuç olarak ulaşılan miktarın bir gün için belirlenen miktarla çarpımı sonucu ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 125/1-3-a maddeleri uyarınca hakaret suçundan tercih edilen adli para cezasının yıl ve ay olarak belirlenip artırım ve indirimlerin ay üzerinden yapılması,
e) Tayin olunan gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve takdiri indirim sırasında uygulanan kanun madde ve bendlerinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
f) (1) ve (2-a) numaralı bozmaya uyulması sonucu, sanık hakkında tehdit suçundan hüküm kurulması ve hakaret suçunda TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması halinde,
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar vermesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 0706/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.