Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/1204 E. 2021/7587 K. 16.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1204
KARAR NO : 2021/7587
KARAR TARİHİ : 16.06.2021

Mahkeme : ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2019tarih,2018/577 esas ve 2019/26 karar
a) Sanık … hakkında: Sanığın eyleminin kullanmakiçin uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabuledilerek kamu davasının düşmesi
b) Sanık … hakkında: mahkûmiyet
2- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin18/07/2019 tarih, 2019/1232 esas ve 2019/959 karar:
a) Sanık … hakkında: İstinaf başvurusunun esastanreddi
b) Sanık … hakkında: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde:
Sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu ve bu eylemin daha önceden verilen “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının ihlali niteliğinde olduğu kabul edilerek “düşme” kararı verildiği, bu hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, “İstinaf başvurusunun esastan reddine” karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın niteliği gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-h maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
B) Sanık … hakkında verilen istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine dair hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışında yaptırımların doğru biçimde tespit edildiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tutanağı içeriği ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın ikametinin balkonundaki su giderinden ele geçirilen net 0,001 gr eroini kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin kuşkuyu aşan, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı; sanığın ikamet ettiği apartmanın bodrum katındaki elektrik panoları üzerinde ele geçirilen 31 paket esrarın ise aleyhine yeterli delil bulunmadığı aşamada kendisine ait olduğunu kabul ederek ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu anlaşıldığından TCK’nın 188/3, 192/3. maddeleri uygulanarak mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine ve tutuklu kalınan süreye göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ve hükümlü olmadığı takdirde serbest bırakılması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine,
16/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.