YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4471
KARAR NO : 2021/3760
KARAR TARİHİ : 21.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 05.12.2019 tarihli ve 2018/9977 Esas, 2019/11027 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 171 ada 16 parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından 26.07.2012 tarihinde satın alındığını, taşınmaz üzerinde bulunan 2 adet ev ile 1 adet dükkanın davalı tarafından haksız olarak kullanıldığını belirterek, davalının elatmasının önlenmesini, satış tarihinden itibaren dava tarihine kadar işleyecek ecrimisil bedelinin tespitini ve faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın paylı mülkiyete tabi olup, müvekkilinin taşınmazı paydaş maliklerden olan annesi … ile birlikte kullandığını, davalının kullandığı bölümün davacıya ait olduğuna ilişkin hukuki bir dayanağı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce hükmün onanmasına karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından süresinde karar düzeltmeye getirilmiştir.
Dava, paylı mülkiyete tabi olan çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dava konusu edilen 171 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde, taşınmazın bağ vasfında, 4.890 m2 yüzölçümlü taşınmaz olduğu, üzerinde kat irtifakı ya da kat mülkiyeti bulunmadığı, 9/326 payın davalı … Anlıatamer adına kayıtlı iken, 26.07.2012 tarihinde satış nedeniyle davacı … adına tescil edilmiş olduğu, 11/978 payın ise davalının birlikte yaşadığını ileri sürdüğü annesi … adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir, ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa, açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; Mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez. Davalı tarafın savunmasında, taşınmazı paydaş maliklerden olan annesi … ile birlikte ve onun payına tebaen kullandığını, ayrıca taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunmadığını ileri sürdüğü ve tanık deliline dayanmış olduğu görülmektedir. O halde, Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delillerinin toplanması, mahallinde keşif yapılarak, davalının taşınmazı dava dışı …’a tebaen kullanıp kullanmadığının saptanması, paydaşlar arasında özel bir parselasyon planı, rızai taksim olup olmadığının tespit edilmesi, yoksa dava konusu taşınmazda fiili kullanım biçiminin oluşup oluşmadığının belirlenmesi, davalı tarafça açılmış olduğu belirtilen tapu iptali ve tescil davasına ilişkin 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/264 Esas numaralı dosyasının getirtilerek incelenmesi, eldeki davanın sonucuna etkili olup olmamasına göre, bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı hususu üzerinde durulması, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, karar düzeltmeye gelen davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 05.12.2019 tarihli ve 2018/9977 Esas, 2019/11027 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.