YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1262
KARAR NO : 2021/3424
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma ve Değer Artış Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen bir adet taşınmaz yönünden şimdilik 40.000,00 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 12.11.2010 tarihinde harcını da tamamladığı dilekçesi ile talebini 60.000,00 TL’ye yükseltmiştir. 25.11.2015 tarihli dilekçeyle talebin 25.000,00 TL kısmının değer artış payı alacağı, 35.000,00 TL kısmının katılma alacağı olduğu açıklanmıştır.
Davalı … vekili, davacının hiçbir katkı sağlamadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kısmen kabulü ile 6 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz yönünden 31.880,25 TL denkleştirmeden doğan değer artış payı alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme sonucu, Daire’nin 11.12.2014 tarihli ve 2013/20271 Esas, 2014/2079 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın tasfiye tarihi itibariyle sürüm değerinin belirlenmesi ve dosya kapsamındaki bilgiler doğrultusunda değer artış payı alacağı hesabı için %75,47, katılma alacağı hesabı için %24,53 oranlarının kullanılması gerektiğine işaret edilerek, davacı tarafın temyiz itirazların kabulü ile hüküm bozulmuş, davalı tarafın temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi de reddedilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, Mahkemece verilen ikinci kararda davanın kabulü ile davaya konu 6 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz yönünden 25.000,00 TL değer artış payı, 35.000,00 TL katılma alacağının karar tarihi olan 25.11.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme sonucu Daire’nin 2016/2926 Esas, 2017/5372 Karar sayılı ilamıyla, ilk kararın taşınmazın sürüm değeri üzerinden % 24,53 oranı kullanılarak katılma alacağı hesaplanması gerektiğine işaret edilerek bozulmasına karşın mahkemenin bilirkişi raporunda %47,17 olarak belirlenen oran üzerinden hesaplama yapılmasının ve bu şekilde davacı lehine fazla katılma alacağına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı görüldüğü gerekçesiyle, davalı tarafın temyiz itirazı bu yönden haklı görülerek hüküm ikinci kez bozulmuş, davalı vekilinin sair temyiz itirazları ise reddedilmiştir.
Mahkemece verilen üçüncü kararda, 28.05.2018 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen 400.000,00 TL değer üzerinden %24,53 oran dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davanın kabulü ile davaya konu 6 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz yönünden; 49.060,00 TL katılma alacağının karar tarihi olan 04.10.2018 tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Daire’nin 2019/11 Esas ve 2019/4661 Karar sayılı ilamıyla, davacının katılma alacağının 24.530,00 TL olduğuna, 25.000,00 TL değer artış payı alacağına faiz başlangıcının tasfiye tarihi olan 25.11.2015 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden ise toplam talebin 60.000,00 TL olduğu, davacının izah edilen şekilde yapılan hesaplama sonucu 24.530,00 TL katılma alacağı ve (ikinci hükümde taleple bağlı kalınarak verilen ve bozma nedeni yapılmayan kısım içerisinde kalan) 25.000,00 TL değer artış payı alacağı olduğu dikkate alındığında davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilip yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kabul ve red oranına göre hüküm tesis edilmesi gerektiğine işaret edilerek, davacı ve davalı lehine açıklanan yönlerden hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekili tarafından yapılan karar düzeltme isteği yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen son kararda davanın kısmen kabulü ile; 6 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz yönünden 24.530,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile 25.000,00 TL değer artış payının 25.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, tek bir bend içerisinde ve kabul-ret oranına göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde üç bent halinde yargılama giderine hükmedilmesi ve yargılama giderinin tamamından da davalının sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (2), (3) ve (4) nolu bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerlerine (2) nolu bent olarak “Davacı tarafından yapılan bozma öncesi 17,15 TL başvuru harcı, 650 TL bilirkişi ücreti, 71 TL tebligat gideri, 129,20 TL keşif harcı, 95,40 TL talimat gideri, 259 TL tanık ücreti-tanık tebligat gideri ile bozma sonrası yapılan 200 TL bilirkişi ücreti, 5 TL tebligat gideri 53 TL, 891 TL peşin harç, temyize dosya gönderim gideri 26,75 TL, 25.20 TL onama harcı, Yargıtayın 11.04.2017 tarihli bozma ilamı sonrasında yapılan; 143,50 TL tebligat gideri, 1.025 TL temyiz karar harcı, 29,70 TL temyiz posta masrafı, 20 TL mürafaa masrafı, 07.05.2019 tarihli bozma ilamı sonrasında yapılan; 32,40 TL tebligat gideri, 4.50 TL e-tebligat gideri olmak üzere toplam 3.672,8 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 3.031,89 TL’sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,” ifadesinin yazılmasına, madde numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.