YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/21155
KARAR NO : 2020/10093
KARAR TARİHİ : 24.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
02.02.2013 günü saat 20:30 sıralarında Mersin ili Erdemli İlçe Emniyet Müdürlüğü Haber merkezine yapılan ihbarda; Mersin ili Erdemli ilçesi Akdeniz Mahallesi Güzeloluk Kavşağı yakınlarında ellerinde çanta bulunan 2 erkek şahsın kaçak cep telefonu sattığının bildirilmesi üzerine başlatılan soruşturmada, olay yerinde bulunan … ‘un elinde bulunan çantada imei numarası sistemde kayıtlı olmayan 4 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği, … ‘un ele geçen telefonları sanık …’ndan aldığını, telefon bedelini Akbank şubesi …. numaralı hesaba gönderdikten sonra kargo yolu ile aldığını beyan ettiği, sanık …’nun … isimli şahsı tanımadığını, sözü edilen Akbank….numaralı hesabın kendisine ait olduğunu ancak bu şahsın hesap numarasını nasıl öğrendiğini bilmediğini, kendisi ile bir ilişkisinin bulunmadığını ve bu şahsa kaçak cep telefonu göndermediğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmediği olayda; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, mahkemece Akbank …. numaralı hesabın kime ait olduğu tespit edilip, bu hesap numarasına suç tarihinden önce …. tarafından para gönderme işlemi gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumu hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.