Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/18310 E. 2020/14889 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18310
KARAR NO : 2020/14889
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde 01.07.2008- 01.10.2014 tarihleri arasında ticari pazarlama temsilcisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini, çalışma saatleri hafta içi 5 gün 06:45-18:00 olmasına rağmen saat 20:00’ye kadar çalışmasını sürdürdüğünü, cumartesi günleri saat 15:00-16:00 saatlerine kadar çalıştığını, 01.03.2014-01.10.2014 tarihleri arasındaki dönemde ise haftanın 5 günü saat 06:45’de işe başladığını, saat 17:00’de işin bitmesine rağmen saat 19:00-20:00’ye kadar çalıştığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, ücret ve fazla çalışma alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve davacının görevlerini yerine getirebilmesi için kendisine tahsis edilen araçla amirlerinden yazılı izin almadan kişisel seyahati için şehir dışına çıktığını, bu sırada %100 kusurlu olarak kaza yaptığını ve şirket aracı ile kazaya karışan diğer aracın pert olduğunu, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25/2-ı bendi gereğince iş sözleşmesi haklı sebeple feshedilebilecekken bu olaydan çok etkilendiği düşünülerek fesih hakkının kullanılmadığını, ancak davacının bu olaydan sonra sık sık haklarını alarak ayrılmak istediğini dile getirmeye başladığını, bunun üzerine tüm hakları hesaplanarak şirkete verdiği hasar bedeli olan 22.300,00 TL mahsup edildikten sonra kalan tutarın banka hesabına ödendiğini ve davacının başkaca bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu, dosyada davacının hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatları ile diğer alacakları bakımından takas yapılacağına ilişkin rıza verdiğine dair kayıt ve belge bulunmadığı gibi davacının kusuru sebebiyle kasten kazaya sebebiyet verdiğine dair dosyada mevcut Mahkeme kararı da bulunmadığı, ayrıca davacının almış olduğu prim miktarları nazara alındığında fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı temyizi yönünden gerekçeli temyiz dilekçesinin süresinde verilmediği dikkate alınarak, gerekçesiz temyiz dilekçesi çerçevesinde kanunun açık hükmüne ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususları ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Hedefe veya belli bir kotanın aşılmasına bağlı prim ödemesi uygulamalarında işçinin fazla çalışma ücreti sabit ücret üzerinden saat ücretinin % 150 fazlasıyla ödenir. Başka bir anlatımla bu tür prim ödemelerinin fazla çalışma ücreti hesabına bir etkisi bulunmamaktadır.
Dosya içeriğine göre; davalı işveren işyerinde belirlenen satış hedefine göre işçilere prim ödemesi yapıldığı ve taraflar arasındaki iş sözleşmesinde fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu hususunda düzenleme bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan 26.11.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacının haftalık fazla çalışma süresinin belirlendiği ve iş sözleşmesindeki hükme göre yıllık 270 saat fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu kabul edilerek haftada 11 saat fazla çalışma alacağının bulunduğu belirtilerek, temel ücretin 1,5 katı üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporundaki bu hesap dosya kapsamına uygun olmakla birlikte, yukarıda açıklandığı üzere hedefe bağlı satıştan kaynaklı prim ödemelerinin fazla çalışma ücreti hesabına bir etkisi bulunmadığından ödenen primlerin hesaplanan fazla çalışma alacağından mahsubu isabetli olmamıştır. Belirtilen sebeplerle, davacının fazla çalışma alacağının 26.11.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna itibarla haftada 11 saat olduğu kabul edilerek hesaplanması, ancak ödenen primin alacaktan mahsup edilmeden alacağın belirlenmesi ve davacının dava dilekçesinde talep ettiği miktarla sınırlı olarak hüküm altına alınması gerekirken; davacının almış olduğu prim miktarları nazara alındığında fazla mesai ücreti alacağının bulunmadığı yönündeki gerekçe ile reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı tarafından fesihten sonra ödenen 7.152,04 TL’nin dava konusu alacaklardan mahsup edilip edilmeyeceği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, 01.10.2014 tarihli fesih bildiriminde davacının kıdem tazminatı 21.498,29 TL, ihbar tazminatı 8.663,96 TL, yıllık izin ücreti 1.339,21 TL, ekim ayından 1 günlük ücret alacağı da 78,75 TL olarak hesaplanmış ve toplam 31.582,23 TL alacaktan şirkete verdiği 22.300,00 TL’nin düşüleceği bildirilmiştir. Banka hesap hareketlerinin incelenmesinde, 09.10.2014 tarihinde “maaş ödemesi” açıklaması ile davacıya 7.152,04 ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf, ödenmeyen 1 günlük ücreti tutarında başka bir ücret alacağı bulunduğunu iddia etmediğine göre; “maaş ödemesi” açıklamasıyla fesihten sonra yapılan ödemenin fesih bildiriminde yazılı alacaklardan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 102. maddesindeki mahsup kurallarına göre mahsup edilerek varsa bakiye tutarların hüküm altına alınması gerekir. Bu husus göz önünde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.