YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/29835
KARAR NO : 2020/14613
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2002 -2012 yılları arasında muhasebe biriminde yönetici olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini, işyerinde 08.30-17.30 saatleri arasında çalışıldığını, ancak davacının muhasebe işi nedeniyle saat 21.00-22.00’ye kadar çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, asgari geçim indirimi ile yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesinin davacının isteği üzerine tarafların karşılıklı anlaşmasıyla sona erdirildiğini, kıdem tazminatının ödendiğini, davacının işyerindeki statüsü nedeniyle fazla çalışma ücretine hak kazanmayacağını, ayrıca davacıya çalışmaları karşılığında ikramiye ve prim ödemesi yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanunu’nun 63 üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
İşçinin normal çalışma süresinin sözleşmelerle haftalık kırkbeş saatin altında belirlenmesi halinde, işçinin bu süreden fazla, ancak kırkbeş saate kadar olan çalışmaları “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılır (İş Kanunu, Md. 41/3). Bu şekilde fazla saatlerde çalışma halinde ücret, normal çalışma saat ücretinin yüzde yirmibeş fazlasıdır.
Somut uyuşmazlıkta, işyerinde haftalık çalışma süresinin 40 saat olduğu, tanık anlatımlarına göre davacının haftada 50 saat çalışma yaptığı belirlenmiş, böylece davacının haftada 5 saat fazla sürelerle çalışma, 5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplanan alacaklar hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamında, taraflarca haftalık çalışma süresinin 40 saat olarak belirlendiğine dair herhangi bir iş sözleşmesi hükmü bulunmamaktadır. Davalı tarafın haftalık çalışma süresinin 40 saat olduğuna yönelik bir kabulü de söz konusu değildir. İşyerinde haftalık normal çalışma süresinin 45 saatin altında belirlenebilmesi için tarafların bu konuda anlaşması gerekmektedir. Somut olayda böyle bir anlaşmanın veya işverenin kabul beyanının bulunmaması karşısında, davacının haftalık çalışma süresinin 45 saat olarak kabulü gerekir. Bu halde mahkemece işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğu, davacının bu süreyi aşacak şekilde haftada 5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmeli, buna göre hesaplanan fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmalıdır. Açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınmadan, haftalık çalışma süresinin 40 saat olarak kabulü ile 5 saat fazla çalışma ücretine ilaveten 5 saat fazla sürelerle çalışma ücreti hesaplanması hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.