Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/19957 E. 2020/11648 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19957
KARAR NO : 2020/11648
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak …Devlet Hastanesinde görevle KBB Uzmanınca tanzim olunan 21.01.2008 tarihli raporda, katılanın nazal kemiğinde non-deplase fraktür bulunduğunun belirtilmesi karşısında; Adli Tıp kriterleri ve Dairemizin yerleşik uygulamalarında kabul edildiği üzere, kemik kırığına neden olan yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilmesinin mümkün olmadığı nazara alınarak, sanığa, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen, 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınarak, temel cezanın TCK’nin 86/1. maddesine göre tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, hatalı uygulama ile temel cezanın belirlenmesinde TCK’nin 86/2. maddesinin tatbiki suretiyle eksik ceza tayini,
2) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak …Devlet Hastanesinde görevle KBB Uzmanınca tanzim olunan 21.01.2008 tarihli raporda, söz konusu kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin hafif (1) derecede olduğunun belirtilmesi karşısında; adli tıp kriterlerine göre kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın en fazla (½) oranında artırılabileceğinin öngörülmesi nazara alınarak, TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi”ni ihlal edecek şekilde (1/4) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
3) Sanık hakkında …Asliye Ceza Mahkemesine ait 29.01.2009 tarihli, 2008/17 Esas ve 2009/7 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında neticeten hükmedilen 4 ay 5 gün hapis cezasının, aynı Kanun’un 50/1-d maddesi gereği “4 ay 5 gün süre ile resmi futbol müsabakalarına katılmaktan yasaklanma” seçenek tedbirine çevrildiği, bahse konu hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemize ait 07.06.2012 tarihli, 2010/17678 Esas ve 2012/23760 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu; …Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli, 2012/71 Esas ve 2014/15 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; sanığın, denetim süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle 05.11.2019 tarihinde hüküm açıklanırken, sanık hakkında kurulan 29.01.2009 tarihli ilk hükümde sanık lehine hükmedilen seçenek tedbirin türü ve sanığın mesleği nazara alınarak, mesleği futbolcu olan sanık hakkında “belirli süreyle resmi spor müsabakalarından men” seçenek yaptırımının ancak TCK’nin 50/1-e maddesi kapsamında uygulanabileceği de dikkate alınarak uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarihli, 2014/71 Esas ve 2016/42 Karar sayılı kararında da belirttiği üzere 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının ihlali,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 24/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.