Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2905 E. 2020/5010 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2905
KARAR NO : 2020/5010
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.11.2017 tarih ve 2014/47 E. – 2017/1222 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.02.2019 tarih ve 2018/342 E- 2019/377 K. sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 27.09.2013 tarihinde 59.544,00 TL bedel ödeyerek davalı Batı Otomotiv Ltd. Şti’nin satıcı, davalı Doğuş Otomotiv A.Ş’nin ithalatçısı olduğu aracı satın aldığını, 19.10.2013 tarihinde araçta ABS lambasının kendiliğinden yanmaya başladığını ve ABS ve yokuş kalkış desteğinin devre dışı kaldığını, aynı gün satıcıya durum bildirilip aracın teslim edildiğini, 21.10.2013 tarihinde aracın gemi ile gelmesi nedeniyle ABS sensörünün oksitlendiğinin ifade edildiğini, iki hafta sonra frene basıldığında ABS sisteminin kilitlendiğini, davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının davacı onay vermemesine rağmen parça değişikliği yaptığını, dava tarihinden önce tespit raporu ile araçtaki ayıbın imalat hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini, aracın ayıplı olması nedeniyle misli ile değiştirilmesi için davalı satıcıya ihtarname gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını belirterek ayıplı aracın davalı tarafından aynı model ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Batı Otomotiv .. Ltd. Şti vekili, aracın servise ilk geldiği 19.10.2013 tarihinde ABS sensörünün geçici arıza verdiğinin, arızanın aks milinde korozyondan kaynaklandığı tespit edilip arızanın giderildiğini, aracın 04.11.2013 tarihinde ABS lambasının yandığı ve dalgalı yollarda ses geldiği şikayeti üzerine servise getirildiğinde, sağ arka teker ABS sensöründe mekanik arıza tespit edildiğini, sensörde görülen çapaklanmanın temizlenip test sürüşünde arızanın gitmediği görülünce aks milinin değiştirildiğini, 02.12.2013 tarihinde bu kez yokuş kalkış desteğinin çalışmadığı şikayeti ile geldiğinde herhangi bir arızanın bulunmadığı tespit edilip davacıya sistemin çalışmasının anlatıldığını, davacının onarıma onay verdikten sonra bedel iadesi ve aracın misli ile değişimi ve sözleşmeden cayma hakkını kullanamayacağını, aracın kullanımı nedeniyle değer kaybının tespiti ve aracın yükümlülüklerinden ari olarak iadesinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Doğuş Otomotiv .. A.Ş. vekili, araçtaki arızaların iadeyi gerektirmeyecek kadar küçük olduğu, davacının talebinin TMK’nın 2. maddesine aykırı olduğunu, davacının ayıp iddiasının aracın kullanımına engel olmadığını, aracın davacı tarafından kullanılıyor olması nedeniyle değer kaybının tespiti gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçtaki arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, arızaların maldan yararlanmayı sürekli kıldığı, ayıbın gizli ayıp olduğu, davacı alıcının 07.11.2013 tarihli ihtarname ile aracın ayıplı olması nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini veya malın bedelinin faiziyle birlikte iadesini talep ettiği, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün görülmediğinden; davacının ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca; ayıplı olduğu anlaşılan aracı iade ederek bedelini isteme hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, aracın garanti süresi içerisinde aynı konuda beş kez arıza gösterdiği, arızanın üretim hatasından kaynaklı gizli ayıp olduğu, araçtan yararlanmada eksiklik oluşturduğu ve aracın değerini azaltan sonuç ortaya çıkardığı, aracın onarımının gerçekleştiği, aracın davacının kullanımında olduğu, onarım nedeniyle araçtan faydalanmasına engel olmadığı, bu nedenle davada TBK’nın 227/4. maddesinin uygulanması ile davalıların sorumlu olduğu üretim hatasından kaynaklanan ayıbın giderilmesi nedeniyle davacı aracında ortaya çıkan değer kaybının satış bedelinden indirilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince TBK’nın 227/4. maddesi değerlendirilmeksizin davacının satılanı iade ile bedele ilişkin talebinin tümden kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı geekçesiyle her iki davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne, 5.800,00 TL’nin dava tarihinden itibaren davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 2018/342 E. 2019/377 K. sayılı 26.02.2019 günlü hükmünün ONANMASINA, dosyanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, Dairemiz ilamından bir örneğin bilgi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.