YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30573
KARAR NO : 2020/14888
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik müşteki vekili tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen Adalet Bakanlığı’na gerekçeli kararın tebliği üzerine, vekili ile kararı temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla; müşteki kurum vekilinin 5271 sayılı CMK’nın 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Katılan Kurum vekili tarafından 31/12/2019 tarihli temyiz dilekçesi ile karar temyiz edildikten sonra 06/01/2020 tarihli dilekçesinde temyizden feragat ettiğini bildirmesi karşısında; dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun, bozma sonrası hakkında çıkartılan yakalama emrinin infazı ile 05/06/2018 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müdafi istemediğini belirttiği gibi 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle zorunlu müdafi atanmasının da gerekli olmadığı halde, mahkemenin talebi üzerine barodan atanmış olan zorunlu müdafii Av. …’in yüzüne karşı verilen 03/07/2018 tarihli kararı temyiz etmiş ise de, anılan müdafinin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından hükmü temyize yetkisi bulunmayan suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3- Suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
Suça sürüklenen çocuğun 05/06/2018 tarihli yakalama emri üzerine alınan ifadesinde, maddi zararın bildirilmesi halinde karşılamak istediğini belirtmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğa, tazmin edilecek zarar ve makul bir süre bildirilip bir ödeme yeri gösterilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.