Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10471 E. 2013/6709 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10471
KARAR NO : 2013/6709
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araç sokak içerisinde seyri sırasında yaya olarak yolda bulunan davacıların desteği …’a çarpması sonucu vefatına neden olduğunu belirterek, belirlenecek miktardaki destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; HMK’nin 107. maddesi gereğince 2 haftalık kesin süre verilmesine karşın davanın usulden reddedileceğine ilişkin tensip ara kararının yerine getirilerek harcın yatırılmadığı gerekçesiyle HMK’nin 120/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan “belirsiz alacak davası”, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK’nin 107/I. maddesi “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir” hükmünü içermektedir.
Somut olayda davacılar müşterek çocukları … ‘ın vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kaldıkları iddiasıyla destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davalarını belirsiz miktarlı tazminat davası olarak açmış, mahkemece HMK’nin 107/I. maddesi geriğince “asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle sözkonusu davanın açılabileceği değerlendirilerek ve HMK’nin 119/I-d. maddesi gözönüne alınarak tensip ara kararıyla dava değeri konusunda dilekçesini açıklamak ve harcını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekiline sözkonusu ara kararın tebliğine karşın bu süre içerisinde harcın yatırılmadığı gerekçesiyle HMK’nin 120/II ve 115/II. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı “Dava Dilekçesinin İçeriği” başlıklı HMK’nin 119/I-d bendi “Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri” şeklinde, Harç ve Avans Ödemesi başlıklı 120. maddenin II. fıkrası ise “Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir” hükmünü içermektedir. Ancak 119. maddenin II. fıkrası “Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır”, hükmünü, 120. maddenin I. fıkrası ise “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır” hükmünü düzenlemiştir. Buna göre yargılama harcı ile gider avansı farklı niteliklere sahip olduğu gibi her ikisinin eksik veya yatırılmamış olmasına bağlanan sonuçlar da farklıdır. 119/I-d bendi, maddenin II. fıkrasındaki istisnai bentlerden olup, harcın eksik olması, dava şartı olarak kabul edilen gider avansı eksikliğinin giderilmesi için 120/II. fıkrasında öngörülen süre içerisinde yatırılmaması halinde 115/II. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verileceğine yönelik hukuki sonucu doğurmayacaktır.
Bunun yanında mahkemece davacı vekiline tensip ara kararı ile dava değerinin bildirilmesi ve harcını yatırması için 2 haftalık süre verilmiş, davacı vekili bu süre içerisinde 1.000,00.-TL dava değerini bildirmiştir. Ayrıca davanın açılışında peşin harç olarak 21,15.-TL harcın yatırıldığı da sayman mutemedi alındısı belgesinden de
anlaşılmaktadır. Bu bakımdan mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak sözkonusu eksikliğin gider avansına bağlanan hukuki sonucuna göre değerlendirme yapılarak usulden davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gibi süresi içerisinde davanın değerinin bildirildiği ve bildirilen değere göre davanın açılışında peşin harcın yatırılmış olduğunun anlaşılması karşısında davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 09.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.