YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17357
KARAR NO : 2013/18147
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
… adına Av. … ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. … arasındaki dava hakkında Kayseri 2. İş Mahkemesi’nden verilen 03.04.2012 gün ve 447/251 sayılı hükmün, Dairemizin 21.03.2013 gün 9758/5358 sayılı ilamı ile BOZULMASINA karar verilmiştir. Bozma sonrası, Mahkemenin verdiği 17.06.2013 gün ve 303/420 sayılı karar ile önceki kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/(5). maddesi uyarınca direndiği anlaşılmış olup direnme üzerine yapılacak işlemlerin neler olduğu 6100 sayılı Kanunun 373. maddesinin (5). fıkrasında; “İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (6). fıkrasında da; “(6) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur.” şeklinde ifade edilmiş olmakla birlikte 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 40. maddesi ile 5521 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. maddedeki; “Bölge adliye mahkemelerinin, 5235 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, Yargıtay’ın bozma kararlarına karşı verilen direnme kararının temyizi halinde dava dosyası, önce kararı veren daireye gönderilir. Direnme kararları daireler tarafından öncelikle incelenir. Kararı veren daire, direnmeyi yerinde görürse kararı düzeltir; yerinde görmezse talebi 10 gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na iletir.” şeklindeki düzenleme karşısında, direnme kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davalı Kurum avukatı tarafından istenilmesi üzerine Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
506 sayılı Kanun hükümleri gereğince aylık bağlanması ve biriken aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne karar verildiği belirgin olup, hükmün Dairemizce “…….. Davanın temel yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun “Yaşlılık aylığından yararlanma şartları” başlığını taşıyan 60. maddesinin (H) bendinde, bu maddede belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, sigortalının çalıştığı işten ayrılması ve yazılı istekte bulunmasının şart olduğu belirtilmiş olmakla, sigortalılara yaşlılık sigortasından aylık tahsisi için yazılı başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. İnceleme konusu davada, öncelikle davacının uyuşmazlık konusu yaparak yargıya taşıdığı istemi
açıklattırılarak, talebin 08.01.2003 tarihli malûllük aylığı tahsis başvurusuna dayanılarak anılan nitelikte aylık bağlanmasına yönelik olduğu belirlendiği takdirde 506 sayılı Kanunun “Kimlerin malûl sayılacağı” başlığını taşıyan 53., “Malûllük aylığından yararlanma şartları” başlıklı 54., “Aylığın başlangıcı” başlığını taşıyan 56. maddeleri kapsamında yöntemince inceleme ve irdeleme yapılarak elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Taraflar arasındaki çekişmenin, yaşlılık aylığı tahsisine ilişkin olduğunun saptanması durumunda ise, Kurumca yapılan araştırmada 01.05.2008 tarihinden önce yazılı aylık bağlanması başvurusunun bulunmadığı belirlenen davacı tarafından, anılan yazılı belgenin varlığına ilişkin iddiasını doğrulayan herhangi bir kanıtın sunulamamış olması karşısında, kendisine 01.06.2008 gününden önce tahsis yapılamayacağı dikkate alınmalıdır. ……..” gerekçesiyle bozulmasına karşın, Mahkemenin direnme hükmünde dayandığı gerekçeye göre, Dairemizin bozma ilamının ortadan kaldırılarak direnme hükmünün onanması gerektiği anlaşılmıştır.
S O N U Ç :
1-) Mahkemece verilen direnme hükmünün açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğu anlaşıldığından, Dairemizin 21.03.2013 gün ve 9758/5358 sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA;
2-) Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan direnme hükmünün ONANMASINA, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.