YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2659
KARAR NO : 2021/1350
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 09/03/2021 gün ve 2020/4317 Esas, 2021/1623 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin 1765 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan değirmeni, 2886 sayılı Kanun uyarınca 23.01.2013 tarihinde yapılan ihale sonucunda (kapatılan) Hankendi Belediyesinden 3 yıllığına kiraladığını, buna rağmen … tarafından, mülkiyeti Hazineye ait değirmenin işgal edildiği gerekçesiyle müvekkili hakkında 12.09.2009-11.09.2014 tarihleri arasındaki 5 yıllık dönem için 7.180,00TL ecrimisil tahakkuk ettirildiğini, ancak müvekkilinin taşınmazı kanunun aradığı şartları yerine getirmek suretiyle kiraladığından işgalci olmadığını ileri sürerek, aleyhine tahakkuk ettirilen 7.180,00TL ecrimisil bedelinden borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, mülkiyeti Hazineye ait olan 1765 parsel numaralı taşınmazın 210 m2’si üzerinde değirmen yapılmak suretiyle işgal edildiğinden davacı adına ecrimisil ihbarnamesi düzenlendiğini, taşınmazın İl Özel İdaresine devredilmediğini, bu nedenle İl Özel İdaresi ile yapılan kira sözleşmesinin yok hükmünde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının işgal kastı olmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne dair verilen kararın, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarihli ve 2016/16078 E. 2019/2061 K. sayılı ilamı ile özetle; dava konusu 1765 parsel sayılı taşınmazın tapuda Hazine adına kayıtlı olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, o halde davalı Hazine’nin mülkiyet hakkına dayanarak ecrimisile ilişkin davacıya ihbarname göndermesi ve talepte bulunması karşısında davacının, kayıt maliki olmayan ve 30.03.2014 tarihinde kapanan Hankendi Belediyesinden taşınmazı kiraladığını ileri sürerek Hazine’ye karşı borçlu olmadığının tespitini istemesinin ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın tapuda davalı Hazine adına kayıtlı olup davalı tarafça mülkiyet hakkına dayanılarak ecrimisil isteminde bulunulduğu, ancak davacının taşınmazı dava dışı Hankendi Belediyesinden kiraladığını ileri sürerek davalı Hazine’ye karşı menfi tespit isteminde bulunamayacağı ve davacının mülkiyet hakkına karşın üstün bir hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/4317 E. 2021/1623 K. sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir.
Onama ilamına karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş; karar düzeltme dilekçesine ekli olarak davacı tarafça idari yargıda açılan davaya ilişkin mahkeme kararlarının sunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından karar düzeltme aşamasında sunulan idare mahkemesi kararlarının incelenmesinde; davacı … tarafından, Harput Vergi Dairesi Müdürlüğü aleyhinde, davalı idarece tahakkuk ettirilen 7.180,00TL ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 17.11.2015 tarihli ödeme emrinin iptali istemiyle dava açıldığı; yapılan yargılama sonunda, Elazığ 2. İdare Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2015/1115 E. 2016/360 K. sayılı ilamı ile davacıdan talep edilen ecrimisil alacağının dayanağı olan 12.09.2009-11.09.2014 tarihlerini kapsayan döneme ilişkin kira borcunun davacı tarafından ödendiği anlaşıldığından, alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin dayanağının ortadan kalkmış olduğu, bu nedenle dava konusu ödeme emrinde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; hükmün, davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dairesinin 30.01.2017 tarihli ve 2016/1056 E. 2017/66 K. sayılı ilamıyla onanmasına; onama ilamına karşı davalı idare vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine de anılan Dairenin 27.09.2017 tarihli ve 2017/5950 Esas, 5840 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, her ne kadar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarihli bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 09.03.2021 tarihli ilamı ile hüküm onanmış ise de idari yargıda görülen davada ecrimisil alacağının ödendiği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş olduğundan davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/4317 E. 2021/1623 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, ödemenin gerçekleşmiş olması nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine dair karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/4317 Esas, 2021/1623 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA; hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.