Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/33710 E. 2012/2647 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/33710
KARAR NO : 2012/2647
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Mağdura karşı sanık … hakkında hırsızlık, mala zarar vermek ve konut dokunulmazlığını bozmak ile sanık … hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçları nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Hükmolunan cezaların miktarı ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince kısmen tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
Mağdurun 14.02.2007 tarihli adli kolluk ve 26.02.2008 tarihli duruşma ifadelerinde evin yurt dışında olan kızına ait olduğunu ancak torunu ve kendisinin bu evde ikamet ettiğini, evin tüm bakım ve gözetim yetki ve sorumluluğunun kendisine ait olduğunu belirttiği anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı’nın ev sahibi olan Meral Karaaslan’a şikayetinin sorulması ile haklarının hatırlatılması gerektiği yönündeki bozma isteyen görüşüne katılınmamıştır.
II- Mağdura karşı sanık … hakkında hırsızlık suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 31/2 maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle 15 yaşını bitirmemiş olan sanığın, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığının tespitinde, anılan kanun hükmü gereğince ve 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanun’unun 35. maddesine istinaden, mahkeme tarafından, sosyal çalışma uzmanına küçüğün içinde bulunduğu aile, sosyal ve ekonomik
koşullar ile psikolojik ve eğitim durumu hakkında rapor hazırlatılması ve bu rapor değerlendirilerek sanığın ceza sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, gerekçe gösterilmeyerek sosyal inceleme raporu aldırılmadan sadece Devlet Hastanesince düzenlenen 13.12.2007 tarihli rapora dayanılarak yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.