YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5926
KARAR NO : 2021/3642
KARAR TARİHİ : 14.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 21.11.2019 tarih ve 2019/276 E. – 2019/270 K. sayılı kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.06.2020 tarih ve 2020/236 E- 2020/807 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 2007 yılında Groupama Bireysel Emeklilik sistemine 82.760,00 EURO ve 20.533,00 USD yatırmak suretiyle kaydolduğunu, daha sonra oradan ayrılıp yatırmış olduğu döviz cinsinden paralarını yine döviz cinsinden olmak üzere T.C. …’ndeki Ziraat Emekliliğe aktardığını, bu bankanın bir süre sonra kendisinden habersiz olarak, muvafakatı olmadan döviz cinsinden olan bireysel emekliliğini Türk Lirasına çevirdiğini, bireysel emeklilik sisteminde 10 sene kaldığını, bu sürenin sonunda birikmiş parasını almaya gittiğinde kendisine döviz cinsinden değil, Türk Lirası olarak ödeme yapıldığını, buna itiraz ettiğini, bireysel emekliliğinin döviz cinsinden olup ödemenin de döviz cinsinden olmasını talep ettiğini, ancak Türk Lirası olarak almazsa ödemeyi yapamayacaklarını belirttiklerini ve kendisine Türk Lirası olarak ödeme yaptıklarını, bu durumda aradaki kur farkı kadar maddi yönden mağdur edilip zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 15.000,00 TL’nin banka tarafından ödeme tarihi olan 26.03.2017 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş vekili, davacının aralarındaki sözleşme gereği Ziraat Sigorta A.Ş’ye başvurması gerektiğini, savunarak davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
Davalı … Hayat ve Emeklilik A.Ş vekili, bireysel emeklilik sistemine aktarılan meblağın mevzuat kapsamında davacıya ödendiğini, davacının herhangi bir zararının mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının bireysel emeklilik sisteminde ilk girişte yatırmış olduğu 82.760 EURO ve 20.533,00 USD’nin bireysel emeklilik yasaları ve sistemine göre Türk Lirasına çevrilerek bireysel emeklilik sisteminde bu şekilde değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, sistemde döviz üzerinde bir birikimin yapılamayacağı, davacının sistemden 29/03/2017 tarihinde ayrılması nedeniyle birikiminin Türk Lirası üzerinden yapılması gerektiği, Ziraat Hayat ve Emeklilik A.Ş tarafından Türk Lirası üzerinden yapılan ödemenin kanunlar çerçevesinde ve doğru olduğu, 4632 sayılı Yasa ve taraflar arasında yapılan sözleşme maddeleri gereği bütün bireysel emeklilik bilgilerinin yatırımcılara açık olup elektronik ortamda yatırımlarının detaylarını anlık takip edebildikleri, bu sebeple davacının kendisinden habersiz olarak döviz cinsinden olan bireysel emekliliğini Türk Lirasına çevirdikleri iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı … yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı … Hayat ve Emeklilik A.Ş yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 6502 sayılı Yasa’nın 73/2. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan alınan temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde davacıya iadesine, 14/04/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.