YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10950
KARAR NO : 2013/11614
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.01.2009 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 30.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ile davalı … ve … tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile dava konusu 109 ada 9 ve 8, 123 ada 72, 122 ada 30, 125 ada 19, 126 ada 49 ve 5, 497 ada 14, 16, 17 ve 19, 483 ada 6, 21ve 9, 484 ada 8, 488 ada 5, 489 ada 5, 499 ada 41, 548 ada 10, 553 ada 14 ve 15, 433 ada 13 ve 15, 431 ada 3 ve 4, 127 ada 81 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı … vekili ile davalı … ve … temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde ortak murislerinden kalan 41 adet taşınmazda ve hayvanlarda davalılarla ortak malik olduklarını belirterek, ortaklığın aynen taksimi, bu olmazsa satış suretiyle giderilmesi istemi ile dava
açmıştır. Ancak, yargılama aşamasında dava konusu yaptıkları bir kısım parsellerde tarafların ortak paylarının bulunmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, kararın gerekçe kısmından anlaşıldığı üzere, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş ve 26 adet taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesi hüküm altına alınmış ancak davacının taleplerinin hangisinin reddedildiği açıkça belirtilmemiştir.
Dosyanın incelemesinde; dava konusu 121 ada 10, 122 ada 4, 103 ada 4 ve 38 ada 22 parsel sayılı taşınmazlarda davalıların 489 ada 5, 431 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlarda ise davacının payının mevcut olmadığı ve satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilen 553 ada 15 sayılı parselin de Hazine adına kayıtlı olup tarafların paylarının mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, davacının hayvanların satışı suretiyle ortaklığının giderilmesine ilişkin isteminin gerekçe kısmında reddedildiği belirtilmesine rağmen hüküm sonucunda ret kararı verilmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemece kurulan hüküm, 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi hükmüne aykırıdır. Davacının kabul edilen ve reddedilen taleplerinin hüküm sonucunda açıkça, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, dava konusu 548 ada 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden, paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açabileceğinden HMK’nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Dava konusu 548 ada 10 parsel sayılı taşınmazın paydaşı Saibe Babagil’in mirasçısı …’in davada taraf gösterilmesine rağmen kendisine dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmemiştir. Bu nedenle, bu parsel yönünden davada taraf teşkili sağlanmadan işin esasının incelenerek karar verilmesi de doğru değildir.
Hükmün, açıklanan bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekili ile davalı … ve …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.