YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4739
KARAR NO : 2021/2199
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.11.2015 tarih ve 2013/860-2015/843 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ile davacı murisi … arasında 13.08.2013 – 13.06.2016 tarihleri arasında … plakalı araç için araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, aylık kira bedelinin net 800,00 TL + KDV olarak belirlenerek her ayın 13’ünde ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve davalıya 40.000,00 TL teminat olarak nakit ödendiğinin sözleşmede belirtildiğini, hukuken taraflar arasında işbu araç kiralama sözleşmesi mevcut ise de gerçekte tarafların aracın alım satımı konusunda anlaştıklarını, 40.000,00 TL nakit geri kalan aylık 1.300,00 TL taksit olarak 48 ay olmak üzere 42.400,00 TL’den toplam 102.400,00 TL aracın alım satım bedeli üzerinden anlaşma sağlandığını ancak 40.000,00 TL nakit olarak kararlaştırılan bedelin nakit olarak değil … plaka sayılı 2006 model Volswagen otobüsün davalı şirkete satışı suretiyle ödendiğini ve 13.06.2012 tarihli 47.750,00 TL fatura kesildiğini, davacının murisinin 2013 yılı Haziran ayında vefat ettiğini, vefat nedeniyle 3 taksit ödenemediği için davalı şirketin işbu sözleşmeye göre kiraladığı gerçekte ise sattığı araca el koyarak teslim aldığını ve senetleri icraya koyduğunu belirterek icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile yapılan araç kiralama sözleşmesinde kira bedelinin aylık 800,00 TL + KDV olup her ayın 15’inde ödeneceği ve birbirini izleyen ayların 2 aylık kira bedelinin ödenmeyip birikmesi halinde tüm borçların muaccel hale geleceği hususunda tarafların anlaştıklarını, davacının ödenmesi gereken taksit miktarlarından haberdar olduğunu ancak taksitleri ödemediği için hakkında yasal yollara gidilerek icra takibi başlattıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılamada, taraflar arasındaki ilişkinin davacının iddia ettiği gibi araç alım satım ilişkisi olmadığı, kira sözleşmesi olduğu bu kira sözleşmesi gereğince davalının 43.424,00 TL kira parası alacağına ulaştığı, davacının murisinin ise … plaka sayılı 2006 model otobüsü davalı şirkete 47.750,00 TL satış bedeli tutarında sattığı, böylece icra takibine konu ayrıca imzaladığı senetlerden dolayı borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.