YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8772
KARAR NO : 2021/9284
KARAR TARİHİ : 31.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında …, …, …, …’a karşı 5237 sayılı TCK’nin 125/1-2, 43/1. maddesi uyarınca hakaret ve …, …, …’a karşı 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümle, 43/1. ve …’e karşı 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesi gereğince tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince, hakaret suçlarının da tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle, sanığın üzerine atılı hakaret suçunun da uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşılmış ise de; TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamında kaldığı, bu nedenle sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen suçların uzlaştırmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile katılanlar arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Hükmün gerekçesinde “…Katılan sanık …’ın böylece katılanlar …, … ile katılan sanık …’ı zincirleme biçimde ölümle tehdit ettiği ve kendilerine zincirleme biçimde hakaret ettiği, katılan …’i ise tehdit ettiği ve kendisine zincirleme biçimde hakaret ettiği …anlaşılmıştır.” denilmesine rağmen, sanık hakkında … …, … ve … …’ye karşı tehdit suçundan kurulan hükümlerde TCK’nin 43. maddesinin uygulanmaması, yine … ve …’a karşı zincirleme hakaret ettiğinin kabul edilmesine rağmen bu hususta sanık hakkında kurulan hüküm bulunmaması dolayısıyla gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişkiye neden olunması,
3) Sanık hakkında … … ve …’a karşı zincirleme hakaret suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK’nin 125/1. maddesi yerine TCK’nin 106/1-1. maddesi olarak gösterilmesi,
4) Sanığın, … … ve …’a karşı hakaret eylemini katılanların haksız fiili üzerine gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, hakaret suçuna ilişkin daha lehe düzenlemeler içeren TCK’nin 129. maddesindeki özel tahrik hükmü yerine, genel tahrik hükümlerini düzenleyen TCK’nin 29. maddesinin uygulanması,
5) Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 31.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.