Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4920 E. 2021/1656 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4920
KARAR NO : 2021/1656
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.02.2018 tarih ve 2015/731 E. – 2018/89 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.02.2019 tarih ve 2018/905 E. – 2019/269 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.02.2021 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı Özbaşkent Giyim Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından kefil sıfatıyla imzalandığını, kredi borcu ödenmediği için başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kefaletin geçerli olabilmesi için TBK’nın 584. maddesi uyarınca eş rızasının alınması gerektiğini, eş rıza belgesindeki imzanın davalının eşine ait olmadığını, ayrıca kefalet sözleşmesindeki yazılarında davalıya ait olmadığını bu nedenle davalının kefaletinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşme ve kefaletnamenin imzalandığı 26.11.2012 tarihi itibariyle TBK’nın 584. maddesine göre kefaletin geçerli olabilmesi için eş rızasının gerektiği, ayrıca TBK’nın 583. maddesine göre kefalet tarihi, miktarı ve müteselsil beyanına ilişkin yazıların kefilin el yazıları ile yazılı olması gerektiği, kefaletnamedeki yazıların kefil davalının eli ürünü olmadığı gibi eş beyanındaki imzanın da eşe ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinafa başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan TBK’nın 583. ve 584. maddelerine göre kefaletin geçerli olabilmesi için öngörülen şartların emredici ve kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğunu, bu nedenle icra takibine itiraz dilekçesinde ileri sürülmeyip ya da cevap dilekçesinde belirtilmeyip sonradan ileri sürülmesinin savunmanın genişletilmesi olarak kabul edilemeyeceği, davalının eşinin kefaletin geçersizliğinin tespitinde menfaati bulunduğundan fer’i müdahele talebinin kabulünün usule aykırı bir yönü bulunmadığı, kefaletin geçersizliğinin daha sonra ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırılık olamayacağı, davalı bankanın sözleşmede kefil imzası bulunan davalı hakkında takip başlatması nedeniyle kötü niyetli kabul edilmeyeceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf isteklerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.