Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/2321 E. 2021/2364 K. 15.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2321
KARAR NO : 2021/2364
KARAR TARİHİ : 15.02.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, 6136 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sebeplere ilişkin olarak yapılan incelemede;
I-Sanıklar … ve … hakkında 6136 sayılı yasaya muhafelefet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar …, … ve … hakkında mağdurlar … ve…’a karşı nitelikli yağma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Mağdur … 03.12.2019 günlü oturumda sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği halde gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi; yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Oluş ve dosya içeriğine göre, mağdurlar … ve …’a karşı 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-b-c-d-h bentlerine aykırı şekilde nitelikli yağma suçunu işleyen sanıklar hakkında kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar …, … ve … hakkında nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
III-Sanıklar …, … ve … hakkında mağdurlar … ve …’ya yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; suçların sanıkların tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama aşamasında sınırdışı edildikleri tespit edilen mağdurlar … ve …’nın 03.12.2019 günlü oturumda dinlenilmelerinden vazgeçildiği, sanıkların ise adı geçen mağdurların gerçek ve/veya muhtemel zararlarını gidermeye yönelik irade açıklamısında bulundukları dikkate alındığında; mağdurların zararlarının ödenmesi hususunda makul bir süre ve ödeme noktası belirlenip sonucuna göre TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK’nın 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.