Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/12500 E. 2013/5479 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12500
KARAR NO : 2013/5479
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan kiracı olduğu taşınmazdan boşaltılan eşyalarının iade edilmemesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalının satın aldığı evde kiracı olduğunu, müvekkilinin yurt dışında olduğu dönemde, davacının evden pis kokular geldiğinden bahisle Jandarma nezaretinde evin kapısını açtırdığını ve sonrasında delil tespiti yaptırarak eşyalarının boşaltılarak gasp edildiğini, Didim Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/141 D.İş dosyasındaki bilirkişi raporunda belirtilen eşyaların bir kısmının müvekkiline gösterildiğini, eşyalarının bilirkişi raporunda belirtilen kadar olmadığını, maddi değerlerinin yanında manevi değerlerinin de olduğunu, manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla 7500 TL’nin 26.11.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın yasal dayanağı olmadığını, müvekkilinin eşyaların tespitini yaptırarak depoya kaldırdığını, suç işleme kastının olmadığını, eşyları teslim etmeye hazır olduğunu bildirmesine rağmen, davalının eşyaların teslimi konusunda girişimi olmadığını, eşyaların teslimini istemeyen davacının tazminat talep edemeyeceğini, ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili davacıya ait eşyaların yapılan delil tespiti sonrasında depoya kaldırıldığını, iadeye hazır olduklarını, davacının istemediğini beyan etmiş, davacı eşyaların iade edilmeyeceğine ilişkin her hangi bir delil belge ibraz edilmemiş, aksine davacı vekili müvekkilinin yaşlı olduğundan ve eşyaların ne durumda olduğunu bilmediğinden bedelini talep ettiği belirtmiştir. Davalının asıl borcu, zaptettiği eşyaların mevcut ise aynen iadesidir. Her ne kadar davacı bedelinin tazminini talep etmiş ise de, çoğun içinde az da bulunur ilkesi gereğince, davalının, davacıya teslim etmek üzere, depoya kaldırıldığı eşyaların aynen muhafaza edildiği anlaşılırsa, öncelikle eşyaların iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının eşyaları istemediğinden bahisle, bedelinin ödenmesine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre ise; Mahkemece, yargılama sırasında eşyaların değerinin tespiti için keşif yapılarak bilirkişiden rapor alınmışsa da, alınan rapor yeterli görülmeyerek, daha önce delil tespiti istemi nedeniyle, Didim Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/41 D.İş dosyasında rapor tanzim eden Adliye Yazı İşleri Müdürü olduğu belirtilen bilirkişiden eşyaların değerinin belirlenmesi için ek rapor alınarak, belirlenen değer doğrultusunda karar verilmiştir. Delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporuna itiraz ediliği gibi, çözümü hukuk dışında teknik bilgi gerektiren hallerin mevcut olması halinde tayin olunan bilirkişinin kendi uzmanlığı ile ilgili alanda hakime yardımcı olması asıldır. Bilirkişinin kullanılmış eşyaların değerine yönelik olarak ne gibi bir uzmanlığı olduğu da anlaşılamaktadır. Ayrıca, bilirkişi 28/02/2011 tarihinde düzenlediği raporda eşyaların hangi tarihteki değerlerini tespit ettiğini de belirtmeyerek, internette satılan ikinci el eşyaların fiyatına göre değerlerini tespit ettiğini belirtmiştir. Bu nedenlerle, hükme esas alınan bilirkişi raporu da karar vermeye yeterli değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.